Cumartesi, 20 Eylül, 2014

Finansal tablolar analizi ve yorumlanması Yazdır e-Posta

Sayın Nadir Özşahin'in yazdığı Finansal Tablolar, Analizi ve Yorumlanması adlı kitaptan elimizde sınırlı sayıda kalmıştır. Gerektiğinde Vakıf Merkezimizi arayarak talepte bulunabilirsiniz.


 

 

 

İÇİNDEKİLER



FİNANSAL TABLOLARIN GENEL TANIMI, AMACI VE ÖZELLİKLERİ 4

FİNANSAL TABLOLARIN HAZIRLANMASINDA GÖZÖNÜNDE BULUNDURULMASI
GEREKEN KRİTERLER 5

I - BİLANÇO 7

BİLANÇO KALEMLERİNİN AÇIKLAMASI 14

BİLANÇO DİPNOTLAR 32


II – GELİR TABLOSU 33

GELİR TABLOSU DİPNOTLARI 36

FON AKIM TABLOSU 36

NAKİT AKIM TABLOSU 38

ÖZKAYNAKLAR DEĞİŞİM TABLOSU 39

KAR DAĞITIM TABLOSU 40

KONSOLİDE FİNANSAL TABLOLAR 41

FİNANSAL TABLOLAR ANALİZİ 43

ENFLASYONUN FİNANSAL TABLOLAR ÜZERİNDEKİ ETKİLERİ 52

BORSADA OLUŞAN DEĞERLEME ORANLARI 53

ŞİRKETLERE AİT FİNANSAL TABLOLAR VE ANALİZLERİ 54

 

  

 

FİNANSAL TABLOLARIN ANALİZİ VE YORUMLANMASI

 

 

FİNANSAL TABLOLARIN GENEL TANIMI , AMACI VE ÖZELLİKLERİ

 

Finansal tablolar; muhasebenin işlediği ve biriktirdiği bilgilerin bir özetinin belli dönemlerde ilgililere aktararak, bunların işletme hakkında ayrıntılı bir bilgiye sahip olmalarını sağlayan tablolar şeklinde tanımlanabilir.

 

Bu tanımlamadan çıkacak sonuç; finansal tabloların birer bilgi verme aracı olduğudur. Bu özelliği ile finansal tablolar; kullanıcısına işletme sonuçlarının anlaşılmasını kolaylaştıracak, zaman içinde karşılaştırmalar yapabilmelerine ve işletme hakkında bir yargıya varabilmelerine imkân sağlayacak çok yararlı bir muhasebe aracıdır.

 

Finansal tablolar aşağıdaki tablolardan oluşmaktadır.

 

  1. Bilanço

  2. Gelir Tablosu

  3. Satışların Maliyeti Tablosu

  4. Fon Akım Tablosu

  5. Nakit Akım Tablosu

  6. Özkaynaklar Değişim tablosu

  7. Kar Dağıtım Tablosu

 

Bu tabloların açıklaması ileride ayrıca yapılacaktır.

 

Finansal tabloların amaçları 3 noktada toplanmaktadır.:

 

  1. Yatırımcılar, kredi verenler ve diğer ilgililer için karar almada yararlı bilgiler sağlamak,

  2. Gelecekteki nakit akımlarını değerlendirmede yararlı bilgiler sağlamak,

  3. Varlıklar, kaynaklar ve bunlardaki değişiklikler ile işletme faaliyet sonuçları hakkında bilgi sağlamak.

 

Görüldüğü üzere finansal tabloların genel amacı, tüm finansal tablo kullanıcılarına işletmenin varlık, kaynak durumu, kazanma gücü ve nakit akışları ile ilgili bilgiler sunmaktır.

 

Finansal tablo kullanıcıları şu şekilde sıralanabilir;

 

  • Yöneticiler,

  • Yatırımcılar,

  • Kredi Kurumları,

  • İşçi ve İşçi Kuruluşları,

  • Devlet,

  • Mali Analistler.

 

 

Finansal Tabloların Genel Nitelikleri :

 

İşletmede meydana gelen finansal olayların işletme ilgililerine sunulmasında finansal araç olarak kullanılan finansal tabloların; kapsadığı bilgilerin, bilgi kullanıcılarına yararlı ve anlaşılabilir olabilmesi için bazı özellikleri bulunması gerekir. Finansal tablolarda yer alan bilgiler, her şeyden önce kanıtlanabilir, tarafsız, olayı temsilde doğruluk özelliklerini taşıyarak güvenilir, karşılaştırılabilir olmalıdır. Bilgilerin tahmin ve geri besleme değerinin bulunması ve zamanında sunulması gereklidir. Diğer bir ifade ile finansal tablo kullanıcılarının karar verme ihtiyaçlarını karşılayabilecek nitelikte olmalıdır.

 

Finansal Tabloların Sınırları ve Eksiklikleri:

 

Finansal analiz, finansal tablolarda yer alan verilere dayanılarak yapılır. Gerçekten finansal tablolar işletmenin finansal durumu ve faaliyet sonuçları hakkında önemli bilgiler sağlar. Ancak bu tabloların belli sınırları vardır. Başlangıçta bu tabloların nitelik ve sınırlarını açıkça belirtmek, yapılacak analizin değerini ortaya koymak yönünden yararlı ve zorunlu görülmektedir. Kullanıcılar için kullanım sınırı oluşturan finansal tabloların bu özellikleri özet olarak şöyle sıralanabilir.

 

  1. Finansal tablolar asıl olarak tarihidir. Tarihi maliyete göre hazırlanırlar. Cari maliyete göre hazırlanışları hiperenflasyonist ortamlarda henüz yeni uygulamaya girmektedir.

  2. Finansal tablolar genel amaçlıdır. Çok farklı ihtiyaç guplarının ihtiyaçlarını karşılamak için hazırlanırlar.

  3. Finansal tablolar çok sayıda işlemleri özet olarak sunar, ayrıntıları göstermez.

  4. Finansal tablolar düzenlendiği ülkenin para birimine göre hazırlanır ve genelde paranın satınalma gücündeki değişiklikleri yansıtmaz.

  5. Finansal tablolarda öngörülere ve yargılara yer verilebilir. Onları hazırlayan kişi ya da kişilerin benimsediği ve uyguladığı çeşitli varsayım, değerleme ölçek ve yöntemlerine göre değişebilir.

  6. Finansal tablolar, finansal duruma ve işletme sonucuna etkisi olabilecek birçok etkenleri yansıtmazlar. Örneğin işletmenin kuruluş yeri, sahip olduğu müşteri kitlesi, kamuoyunda bıraktığı izlenim, personelin firmaya bağlılığı, işletmeler arasındaki ilişki gibi.

 

FİNANSAL TABLOLARIN HAZIRLANMASINDA GÖZ ÖNÜNDE
BULUNDURULMASI GEREKEN KRİTERLER

 

Finansal tabloların hazırlanmasında, genel kabul görmüş muhasebe temel kavramlarının göz önünde bulundurulması gerekir. Söz konusu temel ilkeler uluslarası temel ilkeler olup, tüm dünya muhasebe uygulamasına yön veren temel esaslardır. Maliye Bakanlığı’nın yayınladığı Muhasebe Sistemleri Genel Tebliği ile ülkemizdeki uygulanacak 12 temel kavram açıklanmıştır.

 

 

  1. Sosyal Sorumluluk Kavramı :

Bu kavram muhasebenin işlevini yerine getirme hususundaki sorumluluğunu belirtmekte ve muhasebenin kapsamını, anlamını, yerini ve amacını göstermektedir. Finansal tabloların düzenlenmesi ve sunulmasında; belli kişi ve grupların değil, tüm toplumun çıkarının gözetilmesi ve dolayısıyla bilgi üretiminde gerçeğe uygun, tarafsız ve dürüst davranılması gereği ortaya konmaktadır.

 

  1. Kişilik Kavramı :

Bu kavram; işletmenin sahip ve sahiplerinden, yöneticilerinden, personelinden ve diğer ilgililerden ayrı bir kişiliğe sahip olduğunu ve o işletmenin muhasebe işlemlerinin sadece bu kişilik adına yürütülmesini öngörür.

  1. İşletmenin Sürekliliği Kavramı :

Bu kavram; işletmelerin faaliyetlerini bir süreye bağlı olmaksızın sürdüreceğini ifade eder

 

  1. Dönemsellik Kavramı :

İşlemlerin belirli dönemlere göre muhasebeleşmesini ifade etmektedir.

 

  1. Parayla Ölçülme Kavramı :

İşlemlerin muhasebeye ortak bir para birimi ile yansıtılmasını ifade etmektedir.

 

  1. Maliyet Esası Kavramı :

İşletmece elde edilen varlık ve hizmetlerin muhasebeleştirilmesinde, bunların elde etme maliyetlerinin esas alınması gerektiğini ifade etmektedir

 

  1. Tarafsızlık ve Belgelendirme Kavramı

 

  1. Tutarlılık Kavramı :

Tutarlılık kavramı, muhasebe uygulamaları için seçilen muhasebe politikalarının, birbirini izleyen dönemlerde değiştirilmeden uygulanması gereğini ifade eder.

 

  1. Tam Açıklama Kavramı :

Bilanço ve Gelir Tablosu dipnotlarının konması bu kavramın bir gereğidir.

 

  1. İhtiyatlılık Kavramı :

Bu kavram, muhasebe olaylarında temkinli davranılması ve işletmenin karşılayabileceği risklerin göz önüne alınması gereğini ifade eder. Örneğin muhtemel gider ve zararlar için karşılık alınması, muhtemel gelirler için ise karşılık alınmaması

 

  1. Önemlilik Kavramı :

Önemli hesap kalemleri, mali olaylar ve diğer hususların finansal tablolarda yeralması zorunludur.

 

  1. Özün Önceliği Kavramı :

Bu kavram, işlemlerin muhasebeye yansıtılmasında ve onlara ilişkin değerlendirilmelerin yapılmasında biçimlerinden çok özlerinin esas alınması gereğini ifade eder.

 

Nakit akışı dışında finansal tabloların düzenlenmesinde tahakkuk esasından hareket edilir.

Finansal tabloların açıklanmasına Temel Finansal Tablo mahiyetinde olan BİLANÇO ile başlamakta yarar görmekteyiz.

I - BİLANÇO

 

Bilanço aşağıdaki şekilde tanımlanabilir :

  • Bilanço belirli bir tarihte bir işletmenin varlıklarını (aktif değerlerini), borçlarını ve özsermayesini tasnifli bir şekilde gösteren tablodur.

 

  • Bilanço muhasebe prensiplerine göre tutulan defterlerdeki hesapların, belirli bir tarihte fiilen ve kurumsal olarak kapatılması ile saptanan ve gelecek döneme devrolunan borç ve alacak bakiyelerinin bir listesi veya özetidir.

 

  • Bilanço, bir işletmede bulunan ekonomik değerlere sahip faaliyet araçları ile bu araçların hangi kaynaklardan sağlandığını gösteren bir tablodur.

 

  • Bilanço, bir ekonomik birimin varlıklarını, borçlarını ve varlıklarla borçlar arasındaki fark olan özvarlığını gösteren bir finansal tablodur.

Bilançoda temel eşitlik ve ana denklem:

Varlıklar (aktifler) = Borçlar + özsermaye” dir.

Başka bir ifade ile bir işletmenin belli bir andaki varlıklar toplamı (aktif toplamı) kaynak (pasif) toplamına eşittir. Bilançonun ana denklemi yürürlüktedir.

 

  • Bilanço işletmenin belirli bir tarihteki durumunu göstermesi nedeniyle finansal durum tablosu olarak ta isimlendirilmektedir.

 

Bilanço kalemleri üzerinden açıklamalarımıza başlamadan önce ayrıntılı tip bilançoyu vermekte fayda görmekteyiz

 

AKTİF

 

1. Dönen Varlıklar

 

A - Hazır Değerler

  1. Kasa

  2. Alınan Çekler

  3. Bankalar

  4. Verilen Çekler ve Ödeme Emirleri (-)

  5. Diğer Hazır Değerler

B - Menkul Kıymetler

  1. Hisse Senetleri

  2. Özel Kesim Tahvil, Senet ve Bonoları

  3. Kamu Kesimi Tahvil, Senet ve Bonoları

  4. Diğer Menkul Kıymetler

  5. Menkul Kıymetler Değer Düşüklüğü Karşılığı (-)

 

C - Ticari Alacaklar

  1. Alıcılar

  2. Alacak Senetleri

  3. Alacak Senetleri Reeskontu (-)

  4. Verilen depozito ve Teminatlar

  5. Diğer Ticari Alacaklar

  6. Şüpheli Ticari Alacaklar

  7. Şüpheli Ticari Alacaklar Karşılığı (-)

D - Diğer Alacaklar

  1. Ortaklardan Alacaklar

  2. İştiraklerden Alacaklar

  3. Bağlı Ortaklardan Alacaklar

  4. Personelden Alacaklar

  5. Diğer Çeşitli Alacaklar

  6. Diğer Alacak Senetleri Reeskontu (-)

  7. Şüpheli Diğer Alacaklar

  8. Şüpheli Diğer Alacak Karşılığı (-)

E - Stoklar

  1. İlik Madde ve Malzeme

  2. Yarı Mamuller

  3. Mamuller

  4. Ticari Mallar

  5. Diğer Stoklar

  6. Stok Değer Düşüklüğü Karşılığı (-)

  7. Verilen Sipariş Avansları

F - Yıllara Yaygın İnşaat ve Onarım Maliyetleri

  1. Yıllara Yaygın İnşaat ve Onarım Maliyetleri….. İnşaatı

  2. Yıllara Yaygın İnşaat ve Onarım Maliyetleri….. İnşaatı

  3. Taşeronlara Veriler Avanslar

G - Gelecek Aylara Ait Giderler ve Gelir Tahakkukları

  1. Gelecek Aylara Ait Giderler

  2. Gelir Tahakkukları

 

H - Diğer Dönen Varlıklar

1. Devreden KDV

2. İndirilecek KDV

3. Diğer KDV

4. Peşinen Ödenen Vergiler ve Fonlar

5. İş Avansları

6. Personel Avansları

7. Sayım ve Tesellüm Noksanları

8. Diğer Çeşitli Dönen Varlıklar

9. Diğer Dönen Varlıklar Karşılığı (-)

 

 

 

Dönen Varlıklar Toplamı

 

II: Duran Varlıklar

 

A - Ticari Alacaklar

  1. Alıcılar

  2. Alacak Senetleri

  3. Alacak Senetleri Reeskontu (-)

  4. Verilen Depozito ve Teminatlar

  5. Şüpheli Alacak Karşılığı (-)

B - Diğer Alacaklar

  1. Ortaklardan Alacaklar

  2. İştiraklerden Alacaklar

  3. Bağlı Ortaklıklardan Alacaklar

  4. Personelden Alacaklar

  5. Diğer Çeşitli Alacaklar

  6. Diğer Alacak Senetleri Reeskontu (-)

  7. Şüpheli Diğer Alacaklar Karşılığı (-)

 

C - Mali Duran Varlıklar

  1. Bağlı Menkul Kıymetler

  2. Bağlı Menkul Kıymetler Değer Düşüklüğü Karşılığı (-)

  3. İştirakler

  4. İştiraklere Sermaye Taahhütleri (-)

  5. İştirakler Sermaye Payları Değer Düşüklüğü Karşılığı (-)

  6. Bağlı Ortaklıklar

  7. Bağlı Ortaklıklara Sermaye Taahhütleri (-)

  8. Bağlı Ortaklıklar Sermaye Payları Değer Düşüklüğü Karşılığı (-)

  9. Diğer Mali Duran Varlıklar

  10. Diğer Mali Duran Varlıklar Karşılığı (-)

 

D - Maddi Duran Varlıklar

  1. Arazi ve Arsalar

  2. Yer altı ve Yerüstü Düzenler

  3. Binalar

  4. Tesis, Makine ve Techizatlar

  5. Taşıtlar

  6. Demirbaşlar

  7. Diğer Maddi Duran Varlıklar

  8. Birikmiş Amortismanlar (-)

  9. Yapılmakta Olan Yatırımlar

  10. Verilen Avanslar

 

 

E- Maddi Olmayan Duran Varlıklar

 

1. Haklar

2. Şerefiye

3. Kuruluş ve Örgütlenme Giderleri

4. Araştırma ve Geliştirme Giderleri

5. Özel Maliyetler

6. Diğer Maddi Olmayan Duran Varlıklar

7. Birikmiş Amortismanlar (-)

8. Verilen Avanslar

 

F- Özel Tükenmeye Tabi Varlıklar

  1. Arama Giderleri

  2. Hazırlık ve Geliştirme Giderleri

  3. Diğer Özel Tükenmeye Tabi Varlıklar

  4. Birikmiş Tükenme Payları (-)

  5. Verilen Avanslar

G- Gelecek Yıllara Ait Giderler ve Gelir Tahakkukları

  1. Gelecek Yıllara Ait Giderler

  2. Gelir Tahakkukları

 

H- Diğer Duran Varlıklar

  1. Gelecek Yıllarda İndirilecek KDV

  2. Diğer KDV

  3. Gelecek Yıllar İhtiyacı Stoklar

  4. Elden Çıkarılacak Stoklar ve Maddi Duran Varlıklar

  5. Peşin Ödenen Vergiler ve Fonlar

  6. Diğer Çeşitli Duran Varlıklar

  7. Stok Değer Düşüklüğü Karşılığı (-)

  8. Birikmiş Amortismanlar (-)

 

Duran Varlıklar Toplamı

Aktif Toplamı

 

 

PASİF

 

I. Kısa Vadeli Yabancı Kaynaklar

 

A- Mali Borçlar

  1. Banka Kredileri

  2. Uzun Vadeli Kredilerin Anapara Taksitleri ve Faizleri

  3. Tahvil Anapara Borç, Taksit ve Faizleri

  4. Çıkarılmış Bonolar ve Senetler

  5. Çıkarılmış Diğer Menkul Kıymetler

  6. Menkul Kıymet İhraç Farkı (-)

  7. Diğer Mali Borçlar

 

B- Ticari Borçlar

  1. Satıcılar

  2. Borç Senetleri

  3. Borç Senetleri Reeskontu (-)

  4. Alınan Depozito ve Teminatlar

  5. Diğer Ticari Borçlar

 

C- Diğer Borçlar

  1. Ortaklara Borçlar

  2. İştiraklere Borçlar

  3. Bağlı Ortaklıklara Borçlar

  4. Personele Borçlar

  5. Diğer Çeşitli Borçlar

  6. Diğer Borç Senetleri Reeskontu (-)

 

D- Alınan Avanslar

  1. Alınan Sipariş Avansları

  2. Alınan Diğer Avanslar

 

 

E- Yıllara Yaygın İnşaat ve Onarım Hakedişleri

  1. Yıllara Yaygın İnşaat ve Onarım Bedelleri İnşaatı

 

F- Ödenecek Vergi ve Diğer Yükümlülükler

1 Ödenecek Vergi ve Fonlar

  1. Ödenecek Sosyal Güvenlik Kesintileri

  2. Vadesi Geçmiş Ertelenmiş veya Taksitlendirilmiş Vergi ve Diğer Yükümlülükler (-)

  3. Ödenecek Diğer Yükümlülükler

 

G- Borç ve Gider Karşılıkları

  1. Dönem Karı Vergi ve Diğer Yasal Yükümlülük Karşılıkları

  2. Dönem Karının Peşin Ödenen Vergi ve Diğer Yükümlülükleri (-)

  3. Kıdem Tazminatı Karşılığı

  4. Maliyet Giderleri Karşılığı

  5. Diğer Borç ve Gider Karşılıkları

 

H- Gelecek Aylara Ait Gelirler ve Gider Tahakkukları

  1. Gelecek Aylara Ait Gelirler

  2. Gider Tahakkukları

 

I- Diğer Kısa Vadeli Yabancı Kaynaklar

  1. Diğer KDV

  2. Sayım ve Tesellüm Fazlaları

  3. Diğer Çeşitli Yabancı Kaynaklar

 

 

 

Kısa Vadeli Yabancı Kaynaklar Toplamı


II. Uzun Vadeli Yabancı Kaynaklar

 

A- Mali Borçlar

  1. Banka Kredileri

  2. Çıkarılmış Tahviller

  3. Çıkarılmış Diğer Menkul Kıymetler

  4. Menkul Kıymetler İhraç Farkı (-)

  5. Diğer Mali Borçlar

 

B- Ticari Borçlar

  1. Satıcılar

  2. Borç Senetleri

  3. Borç Senetleri Reeskontu (-)

  4. Alınan Depozito ve Teminatlar

  5. Diğer Ticari Borçlar

 

C- Diğer Borçlar

  1. Ortaklara Borçlar

  2. İştiraklere Borçlar

  3. Bağlı Ortaklıklara Borçlar

  4. Diğer Çeşitli Borçlar

  5. Diğer Borç Senetleri Reeskontu (-)

  6. Kamuya Olan Ertelenmiş ve Taksitlendirilmiş Borçlar

D- Alınan Avanslar

  1. Alınan Sipariş Avansları

 

E- Borç ve Gider Karşılıkları

1. Kıdem Tazminatı Karşılıkları

  1. Diğer Borç ve Gider Karşılıkları

 

F- Gelecek Yıllara Ait Gelirler ve Gider Tahakkukları

1. Gelecek Yıllara Ait Gelirler

2. Gider Tahakkukları

 

G- Diğer Uzun Vadeli Yabancı Kaynaklar

1. Gelecek Yıllara Ertelenen veya Terkin Edilecek KDV

2. Tesise Katılma Payları

  1. Diğer Çeşitli Uzun Vadeli Yabancı Kaynaklar

 

 

Uzun Vadeli Yabancı Kaynaklar Toplamı

 

III. Öz Kaynaklar

 

A- Ödenmiş Sermaye

1. Sermaye

2. Ödenmemiş Sermaye (-)

B- Sermaye Yedekleri

1. Hisse Senedi İhraç Primleri

2. Hisse Senedi İptal Karları

3. MDV Yeniden Değerleme Artışları

  1. İştirakler Bağlı Ortaklıklar Yeniden Değerleme Artışları

  2. Borsada Oluşan Değer Artışları

  3. Diğer Sermaye Yedekleri

C- Kar Yedekleri

  1. Yasal Yedekler

  2. Statü Yedekleri

  3. Olağanüstü Yedekler

  4. Maliyet Artış Fonu

  5. Diğer Kar Yedekleri

  6. Özel fonlar

D- Geçmiş Yıllar Karları

  1. Geçmiş Yıllar Karları

E- Geçmiş Yıllar Zararları (-)

1. Geçmiş Yıllar Zararları

F- Dönem Net Karı (Zararı)

1. Dönem Net Karı (Zararı)

 

Öz Kaynaklar Toplamı

Pasif (Kaynaklar) Toplamı

 

Yukarıdaki bilançoda varlıklar bölümü “paraya dönüşüm çabukluğu”na, kaynak bölümü ise “ödeme çabukluğu”na göre düzenlenmiştir. Ayrıca, “net değer esası” dikkate alınmıştır. Bu nedenle, işletmenin varlık ve kaynak yapısını düzenleyici nitelikleki hesaplar ilgili bulundukları kalemlerin altında birer indirim kalemi olarak gösterilmiştir. Örneğin reeskont, prekont ve amortisman gibi.

BİLANÇO KALEMLERİNİN AÇIKLAMASI :

 

AKTİF (VARLIKLAR) :

 

I.DÖNEN VARLIKLAR :

 

Dönen varlıklar para ve bilançonun düzenlendiği tarihten itibaren normal koşullar altında bir yıl içinde paraya çevrilebilir veya işletme faaliyetlerinde kullanılabilir varlıkları kapsar. Dolayısıyla, dönen varlıklar bilanço tarihi itibariyle işletmenin brüt işletme sermayesini göstermektedir.

 

Dönen varlıklar genellikle aşağıdaki değerleri kapsamakta olup, bu değerler bilonçolarda paraya dönüşüm derecesine (likidite) göre aşağıdaki şekilde sıralanmaktadır.

  1. Hazır değerler

  2. Menkul kıymetler

  3. Kısa vadeli ticari alacaklar

  4. Diğer kısa vadeli alacaklar

  5. Stoklar

  6. Yıllara yaygın inşaat ve onarım maliyetleri

  7. Gelecek aylara ait giderler ve gelirler

  8. Diğer dönen varlıklar

 

Bu değerlerin detaylı açıklaması şöyledir:

 

A. HAZIR DEĞERLER :

 

Nakit ve nakde benzeyen kıymetler bu grubu meydana getirmekte olup, kasa, banka mevduatı ve diğer hazır değerler olarak kendi içinde sınıflandırılmaktadır.

 

  • Kasa, bilanço tarihi itibariyle işletmede mevcut tedavül gücüne sahip ulusal ve yabancı paraları göstermektedir.

  • Alınan çekler; henüz tahsili için bankaya ibraz edilmemiş veya ciro edilmemiş çek tutarları burada yer alır.

  • Bankalar nezdinde açılmış olan hesaplarda bulunan vadesiz ve vadeli (1 yıldan az) Türk Parası ve dövizli mevduat tutarları Banka Mevduatlarında mukayyet değerleri ile yer alır. Vadeli banka mevduatına bilanço tarihine kadar işlemiş faizler hesaplanır, bir yanda mevduata ilave edilir öbür yanda işletme gelirlerine intikal ettirilir

  • Verilen çekler ve ödeme emirleri (-) ; işletmenin üçüncü kişilere çekle yapmış olduğu ödemelerden henüz bankadan çekildiğine dair bilgisi gelmeyen tutarlardır. Alacak bakiyesi veren bir hesap olduğu için mevduat hesabını düzeltici bir özelliği vardır.

  • Diğer hazır değerler bölümü ise vadesi geldiği halde herhangi bir sebeple tahsil edilememiş tahvil ve hisse senedi kuponları gibi kıymetleri içermektedir.

Hazır değerler içinde bulunan ve YTL ile ifade edilen kıymetler, bilanço tarihindeki defter değerleri ile değerlendirilmektedir. Döviz cinsi kıymetlerin değerlendirilmesinde ise V.U.K. hükümleri gereği Maliye Bakanlığı’nca saptanan Merkez Bankası alış döviz kurları esas alınmaktadır. Bu şekilde yapılan değerleme neticesinde ortaya çıkan müsbet ve menfi farklar işletmenin netice hesaplarına yansıtılmak suretiyle dövizli kıymetler bilanço tarihi değerine getirilmektedir.

 

B. MENKUL KIYMETLER :

 

İşletmelerin ellerinde bulunan nakit fazlalarını değerlendirmek ve kısa vadede elden çıkarmak üzere satın aldıkları menkul kıymetler bu grupta gösterilmektedir. Diğer bir ifade ile atıl olarak kalabilecek para fazlasının, gelir getirmek amacı ile menkul değerlere özellikle Devlet tahvillerine ve özel kesim hisse senedi, tahvil ve bonolarına yatırılmasından oluşmaktadır. Bu kıymetler bilançoda aşağıdaki şekilde görülmektedir.

 

  • Hisse senetleri

  • Özel kesim, tahvil, senet ve bonoları

  • Kamu kesimi, tahvil, senet ve bonoları

  • Diğer menkul kıymetler

  • Menkul kıymetler değer düşüklüğü karşılığı (-)

 

Hisse Senetleri alış bedeli, Diğer Menkul Kıymetler borsa rayici ile değerlenir.

 

Menkul kıymetlerin bilanço tarihi itibariyle geçmiş dönemle ilgili işlemiş faizleri var ise bunların karşılık hesabı kanalı ile işletme gelirlerine intikal ettirilmesi gelirlerin dönemselliği açısından gerekmektedir.

 

Menkul kıymetlerin bilanço tarihi itibariyla borsa değerleri alış bedelinin üstünde ise fark borsada oluşan değer artışlarına (özkaynak) intikal ettirilerek menkul kıymete ilave edilir. Borsa değeri alış bedelinin altında ise menkul kıymetler Değer Düşüklüğü hesabı kullanılarak fark işletme giderlerine intikal ettirilmektedir.

 

C. KISA VADELİ TİCARİ ALACAKLAR :

 

Bilanço tarihi itibariyle bir yıl içinde paraya dönüşmesi öngörülen ve işletmenin esas faaliyet konusunu oluşturan mal ve hizmetlerin satışından doğan senetli ve senetsiz alacaklar bu gruptaki kıymetleri meydana getirmektedir. Bu kıymetler bilançoda aşağıdaki şekilde sınıflandırılmaktadır.

 

  1. Bayi ve Müşteriler (Alıcılar)- Senetsiz Alacaklar :

 

Bayi ve müşterilere işletmenin esas faaliyet konusunu oluşturan mal ve hizmet satışlarından kaynaklanan senetsiz alacaklar burada gösterilmektedir. Bayi ve müşterilerin vermiş oldukları senetlerin ödenmeyerek protesto olması ile senetlerin mutabakat neticesi bayi ve müşteriye iade edilmesi hallerinde ortaya çıkan alacaklar da burada yeralmaktadır. Ayrıca, yasal bir düzenleme olmamasına rağmen bayi ve müşterilerden alınmış olan vadeli çeklerde senetsiz alacaklara dahil edilmektedir.

 

  1. Alacak Senetleri :

 

İşletmenin esas faaliyet konusu ile ilgili olarak bayi ve müşteriye satılan mal ve yapılan hizmet karşılığında ve diğer çeşitli işlemler sebebi ile alınan ve bilanço tarihi itibariyle vadesi 1 yıldan kısa olan alacak senetleri bu bölümde yeralmaktadır.

 

Alacak senetlerini genellikle işletmelerde bilanço tarihi itibariyle üç yerde görmek mümkündür.

 

  • Portföyde

  • Bankalara tahsil için verilmiştir

  • Bankalara teminat için verilmiştir

 

Ticari hayatta işletmeler genellikle bünyelerinde bulunan alacak senetlerini borçlu oldukları üçüncü kişilere ciro ederek borçlarını ödemekte kullanmaktadırlar. Bu durumda ciro edilen alacak senedi kadar varlıkları azalmakta, buna mukabil aynı miktarda borçları da düşmektedir. Ancak alacak senetlerinden düşülmüş olan ciro edilen senetlerde işletmelerin riski tamamen ortadan kalkmamaktadır. Senedin borçlusu tarafından ödenmemesi halinde alacaklı , bu paranın ödenmesini senedi ciro eden işletmeden her zaman isteme hakkına sahip bulunmaktadır. Bu nedenle ciro edilen ve bilançoda alacak senetleri içinde görülmeyen bu alacaklarla ilgili riskin nazım hesaplarında takibi gerekmektedir.

 

Bankalara iskonto ettirilen alacak senetleri icin de ciro edilen senetlerdeki uygulamaların aynısı yapılmalıdır.

 

  1. Alacak Senetleri Reeskontu :

 

Genellikle alacak senetleri tutarları bir miktar faizi de içermektedir. Bu faizler hesaplanır iken alacağın doğduğu tarih ile senedin vadesi süre olarak esas alınmaktadır. Bu nedenle bilanço tarihi itibariyle işletmenin varlıkları arasında gözüken alacak senetlerinin defter değerlerinde henüz tahakkuk etmemiş, başka bir ifadeye göre işlememiş ileriye dönük faizler de bulunmaktadır. Hâlbuki bu faizler malın satıldığı hizmetin yapıldığı tarihte işletme gelirlerine intikal etmiştir. İşletmenin gerçek dönemsel karlılığını tespit edebilmek için henüz tahakkuk etmemiş faizlerin hesaplanarak gelirlerinden düşülmesi saglanmalıdır. Bunu yapabilmek için de alacak senetlerinin reeskonta tabi tutulması, başka bir ifade ile senede bağlı alacakların değerlerinin bilanço günü kıymetine indirgenmesi gerekmektedir.

 

V.U.K’nda alacak senetlerinin reeskonta tabi tutulma işlemi aşağıdaki şekilde hükme bağlanmıştır. (Madde 281)

 

Vadesi gelmemiş olan senede bağlı alacaklar değerleme gününün kıymetine irca olunabilir. Bu takdirde senette faiz nisbeti açıklanmış ise bu nisbet, açıklanmamış ise Türkiye Cumhuriyeti Merkez Bankası resmi iskonto haddi uygulanır”

 

Bu yasal hükümden hareket edilerek isteyen işletmeler alacak senetlerini reeskonta tabi tutabilmektedirler. Reeskont işlemi banka ve sigorta şirketleri dışında kalan işletmelerde ihtiyaridir. İsteyen işletme bu hakkını kullanabilir, ancak alacak senetlerini reeskonta tabi tutan işletmeler borç senetlerini de prekonta tabi tutmak mecburiyetindedirler.

 

Ülkemizde alacak senetleri üzerinde faiz hadlerinin gösterilmesi hem tatbikatta çok zor olması, hemde bazı yasal sakıncalar taşıması açısından pek mümkün olmamaktadır. Bu nedenle reeskont işlemi sadece Türkiye Merkez Bankası resmi iskonto haddi ile yapılabilmektedir.

 

İşletmeler bilanço tarihleri itibariyle tespit ettikleri reeskont tutarlarını, bilançonun dönen varlıklar bölümünde, alacak senetlerinden düşülecek bir meblağ olarak göstereceklerdir.

 

4. Verilen Depozito ve Teminatlar :

 

İşletmelerin esas faaliyetleri ile ilgili olarak verdikleri ve 1 yıl içinde geri alınması gereken depozito ve teminatlar bu bölümde gösterilmektedir. Bunda en önemli kalemi ithalat teminatları ile zaman zaman evrak noksanlıkları sebebiyle gümrük dairelerine verilen nakdi teminatlar oluşturmaktadır.

 

5. Diğer Kısa Vadeli Ticari Alacaklar :

 

Yukarıda açıklanan bölümlere girmeyen işletmenin esas faaliyet konusu ile ilgili ortaya çıkan bir yıldan kısa vadeli alacaklar bu bölümde yer almaktadır.

 

6. Şüpheli Alacaklar-Şüpheli Alacaklar Karşılığı :

 

Bir işletmenin bilançosunun gerçeği yansıtıp yansıtmadığını görebilmek için bilançoda gözüken kıymetlerin bilanço tarihi itibariyle değerlendirilmesinin tam olarak yapılıp yapılmadığı önem kazanmaktadır. Bu cümleden hareketle işletmenin sahip olduğu alacaklarının da değerlendirilmesi gerçeklik açısından gerekmektedir. Daha önce alacak senetleri ile ilgili değerlendirme işlemi olan reeskontu açıklamış idik. Ancak, bilançoda gözüken bütün alacakların gerçek değerlendirilmesi, bu alacakların tahsil kabiliyetinin bulunup bulunmadığının irdelenmesidir. Alacakların tahsil olanağı konusunda yapılacak hata, alacakların bilançolarda gerçek değerlerinden daha yüksek veya daha düşük gösterilmesine olanak verebileceği gibi ayrılacak şüpheli alacak karşılığı dolayısıyla dönem karının da yanlış hesaplanmasına yol açacaktır. Başka bir ifade ile tahsil kabiliyeti olan bir alacağa şüpheli alacak olarak karşılık ayrılması, hem alacakların gerçek değerinin altında gözükmesine, hem de dönem karının fiktif olarak düşürülmesine, bunun aksi ise yani tahsil kabiliyeti olmayan bir alacağa karşılık ayrılmaması alacakları ve dönem karını gerçek değerlerin üstünde göstermeye neden olacaktır.

 

Şüpheli alacakların tesbit edilebilmesi hususunda geliştirilen teorik yöntemler şunlardır:

 

a. Alacakların teker teker değerlendirilmesi yöntemi:

 

Bilanço tarihi itibariyle işletmede mevcut alacaklar tek tek ele alınarak tahsil kabiliyetlerinin olup olmadığı incelenmektedir. Bu inceleme yapılır iken borçlunun durumu, borç miktarı ve alınmış olan teminatlarda göz önünde tutulmaktadır. Bu çalışmalar neticesinde tespit edilen tahsil kabiliyeti bulunmayan veya şüpheli hale gelmiş alacaklar için şüpheli alacak karşılığı ayrılmaktadır.

 

b. Alacak toplamının genel olarak değerlendirilmesi yöntemi :

 

Bu yöntemle işletmede geçmiş yıllarda ortaya çıkmış olan şüpheli alacak tutarları ve bu alacakların toplam satışlara, kredili satışlara veya alacaklar toplamına olan nisbetinden elde edilen rasyolar kullanılmaktadır. Bu şekilde elde edilen rasyonun cari döneme uygulanması ile şüpheli alacakların tutarı saptanabilmektedir.

 

c. Alacakların yaş çizelgesi ile şüpheli alacak tutarının tahmini yöntemi :

 

İşletmenin bilanço tarihindeki alacakları vadelerine göre tasnif edilmekte ve vadeler itibariyle bir risk katsayısı oluşturularak şüpheli alacak tutarı tahmin edilmektedir. Vadesi kısa olanda düşük katsayı, uzun olanda daha yüksek katsayı kullanılmaktadır.

 

Ülkemizde genellikle V.U.K. hükümlerine bağlı olarak şüpheli alacak karşılığı ayrılmaktadır. Ancak S.P.K. halka açık şirketlerde alacaklarda gerçek değerlendirme yapılmasını ve buna karşılık ayrılmasını istemektedir. V.U.K.’nun ilgili hükümlerinde aşağıdaki hususlar öngörülmüştür. (V.U.K. Madde 322, 323)

 

  • Kazai bir hükme veya kanaat verici bir vesikaya göre tahsiline artık imkan kalmayan alacaklar değersiz alacak olup, bunlar alacaklardan düşülerek işletmenin netice hesaplarına zarar olarak intikal ettirilmektedir.

  • Ticari kazancın elde edilmesi ve idame ettirilmesi ile ilgili olmak kaydı ile bir alacağın dava ve icra safhasına intikal etmesi veya küçük alacaklarda yapılan protestoya veya yazı ile bir defadan fazla istenilmesine rağmen borçlu tarafından ödenmemiş olması karşısında bu alacaklardan teminatlı olmayanlara şüpheli alacak karşılığı ayrılabilecektir. Şayet alacak tutarı teminattan fazla ise bu fazla kısım içinde karşılık ayrılabilir, bu dönem kaçırılır ise karşılık ayırma hakkı da yitirilmektedir.

 

İşletmenin bilanço tarihinde mevcut alacaklarının gerçek değerlerini gösterebilmek için şüpheli hale gelmiş alacaklar, alacaklar hesabından, şüpheli alacaklara aktarılmakta ve ayrılan karşılıklar ise bilançoda alacaklardan düşülmek üzere bir indirim unsuru olarak yeralmaktadır.

 

Dövizli Alacakların Değerlenmesi :

 

İşletmenin bilançosunda döviz cinsinden herhangi bir alacağı mevcut ise bu alacağın bilanço tarihi itibariyle geçerli yabancı para kurlarına göre değerlendirilmesi alacakların gerçek değerlerinin kavranması yönünden gerekli görülmektedir. Nitekim bu hususla ilgili V.U.K’ nda da yabancı para ile olan alacakların borsa rayici ile eğer borsa rayici yok ise Maliye Bakanlığı’nın belirlediği kur üzerinden değerlendirileceği hükme bağlanmıştır. (V.U.K. Madde 280)

 

Bu şekilde yapılan değerlemelerde ortaya çıkan lehdeki ve aleyhdeki kur farkları kadar, netice hesabının alacağı veya borcu karşılığında alacaklar arttırılır veya eksiltilir.

 

Vadesi gelmemiş senede bağlı yabancı para ile olan alacaklar değerleme günü kıymetine indirgenebilir. Ancak senette faiz oranı yazılı degilse değerleme gününde geçerli LİBOR kullanılır. (V.U.K. 280) Reeskont tutarı gider kaydedilir. Bilanço da da indirim konusu yapılır.

 

D. DİĞER KISA VADELİ ALACAKLAR

 

İşletmenin ticari alacakları dışında kalan ve çeşitli arızi sebeplerle ortaya çıkan senetli ve senetsiz alacaklar bu bölümde yeralmaktadır. Bu alacakların önemli kalemleri şunlardır :

 

  1. Ortaklardan Alacaklar :

 

İşletmeye sermaye koymak suretiyle hissedar olan kişi ve firmalardan olan alacaklar.

 

  1. İştiraklerden ve Bağlı Ortaklıklardan Olan Alacaklar :

 

İşletmenin sermaye koyarak iştirak ettiği firmalardan olan alacakları bu kısımda gözükmektedir. Bu vesile ile S.P.K’nun yaptığı bağlı ortaklıklar ve iştirakler ayrımı tanımını yapmakta fayda görmekteyiz.

 

Bağlı Ortaklık: İşletmenin doğrudan veya dolaylı olarak en az %50 oranıda oy hakkına veya en az bu oranda yönetim çoğunluğu seçme hakkına sahip olduğu iştirakleri bağlı ortaklık olmaktadır. Bunun dışında kalanlar ise iştirakler olarak tanımlanmaktadır.

 

 

 

  1. Personelden Alacaklar

  2. Diğer Çeşitli Alacaklar

 

  1. Diğer Alacak Senetler Reeskontu (-)

 

  1. Şüpheli Diğer Alacak Karşılığı (-) :

 

Diğer kısa vadeli alacaklarda bilanço tarihi itibariyle değerlendirilmeli ve I-C-6 bölümünde açıklanan çalışmalar neticesinde şüpheli alacak karşılığı ayrılmalı, senede bağlı alacak var ise reeskonta tabi tutulmalıdır.

 

E. STOKLAR :

 

Stoklar işletmenin üretimde kullanmak gayesi ile elinde bulundurduğu hammadde ve malzeme, imalat sürecinde bulunan yarı mamul ve ara mamuller ve üretilmiş olan mamuller ile satmak niyetiyle bünyesinde tuttuğu emteanın değerlerini kapsamaktadır. Faturası gelmemiş mallar, yoldaki mallar ve konsinye olarak gönderilmiş mallar stoklara dahil edilmektedir. Buna mukabil işletmede konsinye olarak bulunan başka firmalara ait mallar stoklara dahil edilmez.

 

Bilançoda stoklar aşağıdaki şekilde sınıflanmaktadır.

 

 

  1. İlk hammadde ve Malzeme Stokları :

 

İşletmede üretim işlemi sırasında doğrudan doğruya mamulün bünyesine giren veya bunun bir unsurunu teşkil eden ham ve yardımcı maddelerin, imalatın yapılmasında zaruri bulunan işletme ve ambalaj malzemelerinin, sabit kıymetlerin tamir, bakım ve yenilenmesinde kullanılacak malzemelerin değerleri hammadde ve malzeme stoklarını teşkil etmektedir.

 

  1. Yarı Mamul Stokları :

 

Bu stoklar, sınai işletmelerde henüz nihai mamul haline gelmemiş, ancak hammadde ve malzeme işçilik giderlerinden ve genel imalat giderlerinden pay almış üretim aşamasındaki yarı mamullerden oluşmaktadır.

 

  1. Ara Mamul Stoklar :

 

Sınaî işletmelerde nihai mamulün üretim sürecinde ortaya çıkan ve piyasada satılması mümkün olan değerler bu stokları teşkil etmektedir.

 

  1. Mamul Stoklar :

 

Sınai işletmeler tarafından imal edilen nihai mamullerin değeri bu stoklardan oluşmaktadır.

 

  1. Emtea Stokları :

 

İşletmeler tarafından satılmak üzere mübayaa edilen malların değerleri emtea stoklarını oluşturmaktadır.

  1. Diğer Stoklar :

 

Yukarıda açıklanan stoklara girmeyen stoklar bu kalemde gösterilmektedir.

 

  1. Stok Değer Düşüklüğü Karşılığı :

 

Yangın, deprem, su basması gibi doğal afetler ile bozulmak, çürümek, kırılmak, çatlamak, parçalanmak gibi haller veya demode olması nedeniyle iktisaden kullanılmaz hale gelen stokların ekonomik değerlerinde, kayıtlı değerlerine nazaran %10 veya daha fazla değer düşüşü meydana geldiği takdirde, hesaplanan değer düşüşü kar ve zarar hesabına zarar yazılmak suretiyle bilançonun bu kaleminde ait oldukları stokların değerinden düşülmesini temin için gösterilir. Böylece ortaya çıkan değer azalmaları bilonçoya da yansıtılmış bulunmaktadır. V.U.K.’nun 274 ve 278 maddelerinde de yukarıdaki şekilde değer düşüklüğü ile karşı karşıya kalmış stokların emsal değerlerinin esas alınacağı hükme bağlanmıştır. Kanunun bu hükümlerinde öngörülen prosedüre uyulduğunda ortaya çıkan değer düşüklüklerini vergi matrahından da indirmek imkânı bulunmaktadır.

 

  1. Verilen Sipariş Avansları :

 

Yurtiçinden yada yurtdışından satınalmak üzere sipariş edilen hammadde, malzeme ve emtea ile ilgili olarak yapılan avans ödemeleri bilançonun bu kaleminde gösterilmektedir. Bu tür avanslar, firma için bir alacak niteliğindedir. Ancak burada işletme alacağını para olarak değil mal olarak tahsil edeceğinden bilançolarında alacaklarda değil bu bölümde yer almaktadır.

 

Stokların Tesbiti:

 

Hesap dönemi sonlarında stoklar iki şekilde tesbit edilebilir.

 

-Kaydi stok sayımı; İşletmelerde tutulan “Devamlı Stok Kartları”na dayanılarak dönem sonlarında stokların kaydi olarak tesbit edilmesidir.

 

-Fiili stok sayımı; Dönem sonlarında stokların , fiilen sayılarak , tartılarak ve ölçülerek kesin olarak tesbit edilmesidir.

 

V.U.K.’nun 186. maddesinde fiili envanter yapılmasının gerektiği hükme bağlanmıştır. Aynı kanunun 190. maddesinde ise, bu genel hükme iki istisna getirilerek, büyük mağazalar ve eczanelerde fiili envanterlerin 3 yılda bir yapılabileceği, büyük sınai işletmelerin ise Maliye Bakanlığı’ndan izin alarak 2 veya 3 yılda bir fiili envanter yapabilecekleri kabul edilmiştir.

 

 

 

Stokların Değerlendirilmesi:

 

Stokların değerlendirilmesi gerek dönem karının hesaplanması gerek işletmenin mali durumunun gerçekçi bir şekilde yansıtılması yönlerinden büyük bir önem taşır. Dönem sonunda stok tutarının yüksek gösterilmesi, satılan malın maliyetinin olduğundan daha düşük ve dönem karınında daha fazla hesaplanmasına yol açar. Buna karşılık dönem sonundaki stok tutarı olduğundan daha düşük ise satılan malın maliyetinin yüksek, dönem karının noksan hesaplanmasına olanak verir.

 

Stoklar bilançoda maliyet değeri ile gösterilir. Maliyet bedeli iktisadi bir kıymetin elde edilebilmesi için para ve diğer kıymetlerle yapılan ödemelerin toplamı olarak tanımlanabilir.

Maliyet bedeli için aşağıdaki yöntemlerden birisi kullanılabilir.

 

  1.  
    1. Özgün Maliyet; Maliyet bedelinin spesifik olarak belirlenmesi

    2. İlk Giren İlk Çıkar (FİFO)

    3. Son Giren İlk Çıkar (LİFO)

    4. Ortalama Maliyet

aa. Hareketli (ağırlıklı) ortalama

bb. Dönem sonu ağırlıklı ortalama

cc. Basit aritmetik ortalama

  1.  
    1. Standart Maliyet

 

V.U.K.’na göre son giren ilk çıkar yöntemi dışındakileri uygulamak mümkün. SPK ise özgün maliyet, ilk giren ilk çıkar, son giren ilk çıkar veya ağırlıklı ortalama maliyet yöntemlerinden biri uygulanabilir diyerek işletmelere seçim hakkı tanımıştır.

 

Ülkemizde finansman giderlerinden stoklara pay verilmesi konusunda 3 farklı uygulama gözlenmektedir;

-Pay vermeme,

-Genel bir anahtar yoluyla pay verme,

-Stokların edinilmesi ile doğrudan bir ilişki kurularak pay verme.

 

İthalattaki kur farkları için de aynı alternatifler bulunmaktadır.

 

Stokların değerlenmesinde maliyet değerine göre piyasa değerinin daha düşük olması şeklinde bir fark oluştuğunda, stokların piyasa değeri ile gösterilmesi mümkündür. Bunu sağlamak için stok değer düşüklüğü karşılığı ayırmak yeterli olur.

 

F- YILLARA YAYGIN İNŞAAT VE ONARIM MALİYETLERİ

 

Bu grupta yıllara yaygın inşaat ve onarım işleri yapan işletmelerin bu işleri dolayısıyla yaptıkları harcamalarının izlendiği hesaplar yer alır.

 

  1.  
    1. Yıllara yaygın imalat ve onarım maliyetleri

    2. Taşeronlara verilen avanslar

 

G- GELECEK AYLARA AİT GİDERLER VE GELİR TAHAKKUKLARI

 

Bu grup; içinde bulunulan dönemde ortaya çıkan ancak gelecek dönemlere ait olan giderler ile faaliyet dönemine ait olupta kesin borç kaydı hesap döneminden sonra yapılacak gelirlerden oluşur.

 

  1. Gelecek Aylara Ait Giderler

  2. Gelir Tahakkukları

Örneğin bankadaki mevduatın döneme isabet eden faiz gelirlerinin sonuç hesaplarına aktarılması

  1. Ertelenmiş Giderler

Vadeli alışların peşine çevrilmesi ile oluşan faiz ve kur farklarının izlenmesinde kullanılır

 

H- DİĞER DÖNEN VARLIKLAR :

 

Dönen varlıklar grubunda yer alan aktif A-G bölümlerindeki kıymetlere girmeyen ve daha çok geçici maliyette bulunan varlıklar bu bölümde yeralmaktadır.

 

  • Devreden KDV

  • İndirilecek KDV

  • Diğer KDV

  • Peşin Ödenen Vergi ve Fonlar

  • İş Avansları

  • Personel Avansları

  • Sayım ve Tesellüm Noksanları

  • Diğer Çeşitli Dönen Varlıklar

  • Diğer Dönen Varlıklar Karşılığı (-)

 

II. DURAN VARLIKLAR :

 

Bilanço tarihi itibariyle bir yıl içinde paraya çevrilmesi veya tüketilmesi öngörülmeyen varlıklar bu grupta gösterilmektedir.

 

A. UZUN VADELİ TİCARİ ALACAKLAR

 

Bilanço tarihi itibariyle vadeleri bir yıldan daha uzun olan ve işletmenin ana faaliyet konusu ile ilgili ticari muamelelerden doğan alacaklar bu grupta yeralmaktadır. Bu alacakların mahiyeti ve detayı aktif I-C bölümünde açıklanmış olan “kısa vadeli ticari alacaklar”ın aynısıdır.

 

B. DİĞER UZUN VADELİ ALACAKLAR :

 

Vadeleri bir yıldan uzun olan ve işletmenin ana faaliyeti ile ilgili bulunmayan alacaklar bu grubu oluşturmaktadır. Bu alacakların mahiyeti ve detayı I-D bölümünde açıklanmış olan “kısa vadeli alacaklar”ın aynısıdır.

 

C. FİNANSAL DURAN VARLIKLAR :

 

  1.  
    1. Bağlı Menkul Kıymetler :

 

Bağlı menkul değerler, gelecek hesap döneminde olağan koşullar altında paraya çevrilmesi öngörülmeyen menkul değerleri kapsamaktadır. Bunlar iştirakler asgari şartını taşımayan hisse senetleri, özel fonlar, yasal zorunluluk olarak alınan menkul değerler ve satış fiyatı belli olmayan menkul değerlerdir. Piyasa değerlerinde önemli düşüklük olur ise Bağlı Menkul Kıymetler Değer Düşüklüğü Hesabı’nda izlenmelidir.

 

  1.  
    1. İştirakler - Bağlı Ortaklıklar :

 

İşletmelerin diğer ticari ve sınai işletmelere olan ve devamlılık arzeden sermaye iştirakleri bilançoda bu bölümde yeralmaktadır. Daha öncede iştirakler ve bağlı ortaklıkların tanımı yapılmış idi, aynı tanım burada da geçerlidir.

 

İştirakler alış bedelleri ile değerlenmektedir. Alış bedeli ile nominal değer arasında bir fark var ise iştiraklerin nominal değerleri nazım hesaplarda takip edilmelidir.

 

İştiraklerden yeniden değerleme fonlarının ve gayrımenkul veya iştirak hisselerinin satışından doğan karların sermayeye eklenmesi suretiyle iktisap edilen bedelsiz hisse senetleri nominal bedelleri üzerinden bu gurupta gösterilmektedir.

 

Bu bedeller aynı zamanda bilançonun pasifinde özsermaye grubunun “yeniden değerleme değer artışı ve diğer fonlar” bölümlerinde yeralmaktadır.

 

İştirak edilen kurumun yedeklerini sermayeye ilave etmek suretiyle bedelsiz hisse senedi vermesi halinde ise bu hisse senetleri nominal değer üzerinden iştiraklere ilave edilmekte ve aynı zamanda da bu meblağ kar ve zarar hesabına iştirak kazancı olarak intikal ettirilmektedir.

 

  1.  
    1. İştiraklere ve Bağlı Ortaklıklara Sermaye Taahhüdü

 

İştiraklerin sermaye tezyidine katılındığı ve sermaye taahhüdünde bulunulduğu takdirde taahhüt edilen tutar iştiraklere dahil edilir. Ancak bu taahhüdün tamamı ödenmediği takdirde mevcut borçlar bu bölümde gösterilir. Bilançoda iştiraklerin net olarak görülmesini sağlamak için bu bölümdeki borç miktarı iştiraklerden düşülmelidir.

 

  1.  
    1. İştirakler ve Bağlı Ortaklıklar Değer Düşüklüğü Karşılığı :

 

İştirakler ve bağlı ortaklıklarda mevcut bu kıymetlerden borsada işlem görenlerin borsa değerinin kayıtlı değere göre önemli nispette düşük olması halinde bu fark bilanço tarihi itibariyle işletmenin kar ve zarar hesabına gider kaydedilmek suretiyle bu bölümde gösterilmektedir. Bu farkların iştiraklerden düşülmesi ile iştiraklerin bilançoda daha gerçekçi bir değerle görülmesi sağlanmış olacaktır.

 

Borsa değerinin kayıtlı değerden yüksek olması halinde ise muhasebenin muhafazakârlığı prensibi ışığı altında henüz realize olmamış bir gelir olduğu için bilonçonun pasifinde özkaynaklar bölümünde Finansal Duran Varlıklar Artış Fonu Hesabı’nda gösterilir.

 

  1.  
    1. Diğer Finansal Duran Varlıklar :

 

Bir yıldan uzun vadeli şirket veya devlet tahvilleri ve benzerleri bu bölümde yeralmaktadır.

 

 

 

D. MADDİ DURAN VARLIKLAR :

 

Maddi duran varlıklar, işletmenin esas faaliyetinde 1 yıldan daha uzun süreli olarak kullanılan, aşınma ve yıpranmaya uğrayan (boş araziler hariç) , kolaylıkla nakde çevrilemeyen ve tekrar satılmak gayesi ile elde edilmemiş fiziki varlıkları ifade eder. Bu varlıklar ömürleri boyunca mal ve hizmet üretiminde kullanılırlar ve aşınma, yıpranma nedeniyle faydalı ömürleri sonunda tamamen tükenirler. Bu sebeple faydalı ömürleri içinde amortisman ayrılmak suretiyle bedelleri tamamen itfa edilir. Duran varlıklara yapılan harcamalar, zamanla amortisman yolu ile dönen varlık (işletme sermayesi) haline dönüşmüş olacaktır.

 

Maddi duran varlıklar aşağıdaki şekilde sınıflandırılabilir:

 

  1. Arazi ve arsalar

  2. Yer altı ve yerüstü düzenleri

  3. Binalar

  4. Tesis, makine ve cihazlar

  5. Taşıtlar

  6. Demirbaşlar

  7. Diğer maddi duran varlıklar

  8. Birikmiş amortismanlar(-)

  9. Yapılmakta olan yatırımlar

  10. Verilen avanslar

 

Maddi duran varlıklar bilançoda maliyet değerleri üzerinden veya yeniden değerleme kapsamında olanlar yeniden değerlendirilmiş, enflasyona göre düzeltilmiş değerleri ile gösterilir. Bilançoda maliyet bedelinden birikmiş amortismanlar indirilerek bulunan net değerleri esas alınır.

 

Maliyet değeri, bir duran varlığın edinilmesi için yapılan alım, nakliye, montaj, proje giderleri gibi tüm giderleri kapsar. Yatırım döneminde tahakkuk eden finansman giderleride maliyet değerine ilave edilir.

 

V.U.K’nun ilgili hükümlerindede maddi duran varlıkların maliyet değeri ile değerleneceği kabul edilmiştir.

 

31.12.2003 tarihinde yürürlüğe giren yasa ile enflasyonun 3 yılda %100’ü veya yıllık %10’u geçmesi halinde işletmelerin finansal tablolarında enflasyon düzeltilmesi zorunluluğu getirilmiştir. Bu yasaya göre 31.12.2003 tarihli finansal tablolar özel olarak düzeltilmiştir. Enflasyon düzeltmesi 2004 yılında devam etmiş ve bu yılı takip eden dönemde enflasyon ölçüleri düştüğü için (%100 veya %10) 2005 ve 2006 enflasyon düzeltmesi yapılmamıştır.

 

31.12.2003 tarihine kadar maddi duran varlıklar ve bunlara ait birikmiş amortismanlar ihtiyari olarak yeniden değerlemeye tabi tutuluyordu.

 

Maddi duran varlıklar ve birikmiş amortismanların enflasyon değerlemesi sonucu ortaya çıkan değerleme farkları, yeniden değerlemede olduğu gibi özkaynaklar içinde bir fon olarak yeralmaktadır.

 

Birikmiş Amortismanlar :

 

İşletmelerde bir yıldan fazla kullanılan, aşınma ve yıpranmaya uğrayan maddi varlıkların değerleri, faydalı ömürleri içinde amortisman ayrılmak suretiyle yok edilirler.

 

Bu şekilde ayrılan amortismanlar işletmenin netice hesaplarına gider veya maliyet unsuru olarak intikal ettirilir. Bilançoda da birikmiş amortismanlar olarak Maddi Duran Varlıklar’ dan indirilir. Amortisman usulleri şöyle bınıflandırılabilir.

 

  • Normal Amortisman

  • Azalan Bakiyeler Usulü Amortisman

  • Fevkalade Amortisman

 

Yapılmakta Olan Yatırımlar

 

Devam eden yatırımlar olarakda tanımlanan bu bölümde; işletmede yapımı süren ve tamamlandığında maddi duran varlık niteliğini kazanacak olan değerler için yapılmış bulunan her türlü hammadde, malzeme, işçilik ve imal giderleri takip edilir.

 

Yapılmakta olan yatırımlar ile ilgili olarak ortaya çıkan finansman giderleri ve kur farkları da yatırım tamamlanıp kullanılabilir duruma gelinceye kadar yatırım maliyetlerine verilir

 

E. MADDİ OLMAYAN DURAN VARLIKLAR

 

Herhangi bir fiziksel varlığı bulunmayan ve işletmenin belli bir şekilde yararlanmayı beklediği aktifleştirilen giderler ile belli koşullar altında hukuken himaye gören haklar bu grupta gösterilir. Bu varlıklar maliyet değeri ile değerlendirilir ve bilançoda itfa payları indirildikten sonra net değerlerle gösterilirler.

 

Bu grupta aşağıdaki kalemler bulunmaktadır:

 

  1. Kuruluş ve Teşkilatlanma Giderleri (İlk tesis giderleri)

 

İşletmenin kurulması yada işlerin genişletilmesi için yapılan ve karşılığında maddi bir değer elde edilmeyen kuruluş giderlerinin aktifleştirilmesine karar verildiğinde bu bölümde gösterilir. Bu giderler 5 yıl içinde eşit taksitlerle itfa edilir. İlk tesis giderleri aktifleştirilmeyerek gider olarak da netice hesaplarına intikal ettirilebilir.

 

  1. Haklar :

 

İşletme lehine tesis olunan ve şirkette 1 yıldan fazla kullanma, faydalanma ve benzeri yetkiler veren imtiyaz, patent, know-how, lisans ve benzeri haklar için yapılmış ödemeler bu bölümde yeralmaktadır.

 

Bu haklardan istifade etme süresi belli ise bu sürede eşit taksitlerle, süre belli değilse 5 eşit taksitte bahis konusu bedeller itfa olunur.

 

  1. Araştırma ve Geliştirme Giderleri :

 

İşletmede yeni ürün ve teknolojiler oluşturulması, mevcutların geliştirilmesi ve benzeri amaçlarla yapılan, birden fazla dönemi ilgilendiren ve aktifleştirilmesine karar verilen araştırma, geliştirme harcamaları burada gösterilmektedir. Bu harcamalar üretilen kıymetlerin faydalı ömrüne göre amortismana tabi olmaktadır.

 

Diğer tarafta AR-GE harcamaları için TÜBİTAK’ ın koordinatörlüğünde Para Kredi Kurulu’nun kararı ile harcamaların %25 ile %65 ‘i oranında nakit teşvik primi ödenmektedir. Bu meblağ işletmede sair gelirlere aktarılmaktadır. Ayrıca Maliye Bakanlığı’nın öngördüğü şartların yerine getirilmesi halinde harcamaların %40’ı Kurumlar Vergisi matrahından indirilmektedir.

 

  1. Özel Maliyet :

 

Kira ile tutulan varlıkların iktisadi kıymetini arttırıcı mahiyetteki harcamalar aktifleştirilerek bu bölümde gösterilmektedir. Özel maliyet bedeli kira süresi belli ise bu sürede, belli değil ise 5 eşit taksitte itfa edilir.

  1. Diğer Maddi Olmayan Duran Varlıklar :

 

Yukarıdaki bölümlere girmeyen diğer maddi olmayan duran varlıklar burada yer alırlar.

 

Maddi olmayan duran varlıklar da maddi duran varlıklar gibi amortismana tabidir. Amortisman (itfa payı) bilançoda aktifi düzenleyici bir hesap olarak yeralmaktadır.

 

 

F- ÖZEL TÜKENMEYE TABİ VARLIKLAR :

 

Özel tükenmeye tabi değerler; üretim ile tamamen tüketilen ve yerine konması mümkün olmayan varlıklardır. Örneğin; maden, petrol yatakları, orman alanları, taş ocakları gibi.

 

Bu grupta aşağıdaki aktifler bulunmaktadır:

 

  • Arama giderleri

  • Hazırlık ve geliştirme giderleri

  • Diğer özel tükenmeye tabi varlıklar

  • Birikmiş tükenme payları(-)

  • Verilen avanslar

 

G- GELECEK YILLARA AİT GİDERLER VE GELİR TAHAKKUKLARI:

 

  • Gelecek yıllara ait giderler

  • Gelir tahakkukları

  • Ertelenmiş giderler

 

 

H- DİĞER DURAN VARLIKLAR :

 

  • Gelecek yıllarda indirilecek KDV

  • Diğer KDV

  • Gelecek yıllar ihtiyacı stoklar

  • Elden çıkarılacak stoklar ve M.D.V

  • Peşin ödenen vergiler ve fonlar

  • Diğer çeşitli duran varlıklar

  • Stok değer düşüklüğü karşılığı (-)

  • Birikmiş amortismanlar (-)

 

 

 

PASİF (KAYNAKLAR)

 

Bilançonun kaynak bölümü (pasifi), işletmenin faaliyetinde kullanılan varlıkların hangi kaynaklardan finanse edildiğini gösterir.

 

I-KISA VADELİ BORÇLAR ( YABANCI KAYNAKLAR ) :

 

Kısa vadeli borçlar, işletmenin bilançosunun düzenlendiği tarihten itibaren, normal olarak bir yıl içinde para veya paradan başka değerlerle ödenmesi gereken yükümlülükleri kapsar. Kısa vadeli borçların herhangi bir tarihteki miktarı işletme sermayesinin özvarlık dışında borçlardan sağlanan kısmını gösterir. Dönen varlıklar ile bu grup arasındaki fark “Net İşletme Sermayesi” ni ifade eder.

 

 

A. FİNANSAL BORÇLAR :

 

Vadesi bir yılı aşmayan finansal borçlar bu grupta yer almaktadır. Finansal borçlar; işletmeye faiz yükü getiren borçlanma işlemleri olup, gerek kredi kurumlarından, gerekse para ve sermaye piyasasından sağlanan borçları ihtiva eder. Ayrıca, uzun vadeli kredilerle, tahvil ve bonoların bir yıl içinde vadesi gelecek ana para ödemeleri de burada yer alır,

 

Kısa vadeli finansal borçlar bilançoda aşağıdaki şekilde sınıflandırılmaktadır.

 

  1. Banka Kredileri :

 

Bankalarda sağlanan aşağıdaki krediler bu bölümde yeralmaktadır.

 

  • Açık krediler

  • Senet karşılığı krediler

  • Akreditif kredileri

  • İhracat kredileri

  • Dövizli krediler

  • Diğer krediler

 

Dövizli krediler bilanço tarihi itibariyle V.U.K uyarınca değerlenir. Bu değerlemede meydana çıkan kur farkları ise dövizli kredilere ilave edilir ve aynı zamanda netice hesaplarına finansman gideri olarak yansıtılır.

Bilançoda gözüken banka kredilerinin ait oldukları bankalar ile muhakkak mutabakatı yapılmalıdır.

 

  1. Uzun Vadeli Kredilerin Anapara Taksitleri :

 

Vadelerinin bitimine bir yıldan daha uzun süre bulunan orta ve uzun vadeli banka kredilerinin bilanço tarihinden itibaren bir yıl içinde ödenecek anapara taksitleri bu bölümde yeralmaktadır.

 

  1. Tahvil Anapara Taksitleri :

 

Bilanço tarihinden itibaren itfa vadeleri bir yılın altında kalan tahvil anaparaları ile taksitlerle geri ödenecek tahvillerle, bir yıl içinde ödenecek taksit bedelleri burada gösterilmektedir.

 

 

 

  1. Çıkarılmış Bonolar ve Senetler ile Diğer Menkul Kıymetler :

 

Tedavüldeki finansman bonoları ve banka bonoları gibi kısa vadeli para ve sermaye piyasası araçları karşılığında sağlanan fonlar bu bölümde yeralmaktadır.

 

Finansman bonoları faizide ihtiva edecek şekilde düzenlenmekte ve bu bonolar iskontolu olarak satılmaktadır. Bu satış neticesinde sağlanan meblağ bu grupta gösterilmeli, vadesinde ödenecek faiz ise finansman giderlerinde takip edilmelidir.

 

  1. Menkul Kıymetler İhraç Farkı (-) :

 

Nominal değerinin altında ihraç edilen tahvil gibi diğer menkul kıymetlerin fiyat farkından gelecek döneme isabet eden kısmı burada takip edilir. Cari dönem farkı ise netice hesaplarına intikal ettirilir.

 

  1. Diğer Finansal Borçlar :

 

B. KISA VADELİ TİCARİ BORÇLAR:

 

İşletmenin ana faaliyet konularıyla ilgili ticari ilişkiler nedeniyle ortaya çıkan ve bir yıldan kısa vadeli senetli ve senetsiz borçlar bu grupta yeralmaktadır. Bu borçların bilançodaki detayı şöyledir. :

 

  1. Satınalma Borçları (Satıcılar) :

 

Satınalma borçları ; iç satınalma borçları ve dış satınalma borçları olmak üzere iki kısma ayrılmaktadır.

 

  • İç Satınalma Borçları :

 

İşletmenin mal ve hizmet satınaldığı Türkiye’de bulunan firmalara olan borçlar bu bölümde gösterilir.

 

  • Dış Satınalma Borçları :

 

Dış ülkelerden mal mukabili ve kabul kredili olarak ithal edilen mallar karşılığında ortaya çıkan dövizli borçlar burada yeralmaktadır. Bilanço tarihi itibariyle bu şekildeki dövizli satınalma borçları V.U.K. hükümlerine göre değerlemeye tabi tutulur ve ortaya çıkan kur farkları dövizli borçlara ilave edilerek güncel değere getirilir. Bu işlemin karşılığında da aynı kur farkı ithal edilen malın durumuna göre satılan malın maliyetine ve stoklara intikal ettirilir.

 

  1. Borç Senetleri :

 

İşletmenin üçüncü şahıslardan satınaldığı mal ve hizmetler karşılığında verdiği şahsi borç senetleri tutarı bu bölümde gösterilmektedir.

 

  1. Borç Senetleri Reeskontu (-)

 

İşletmenin borçları karşılığı vermiş olduğu borç senetleri bir miktar faizide içermektedir. İşletmenin gerek dönemsel karlılığını ve gerekse bilanço tarihi itibariyle borç senetlerinin reel değerini kavrayabilmek bakımından reeskonta tabi tutulması gerekmektedir. Bu işlem bilançonun Aktif I-C-3 bölümünde açıklanan alacak senetleri reeskontu gibi yapılacaktır. Ortaya çıkan reeskont tutarı kar ve zarar hesabına gelir kaydedilerek bu bölümde bilançoda gösterilecek ve borç senetlerinden düşülmek suretiyle de gerçek değerin kavranması kısmen sağlanmış olacaktır.

 

Alacak senetlerini reeskonta tabi tutan işletmeler, borç senetlerini de reeskonta tabi tutmaları V.U.K. hükümleri karşısında gerekli olmaktadır.

 

  1. Alınan Depozito ve Teminatlar :

 

Müşterilerden, furnisörlerden ve diğer şahıslardan alınan nakdi depozito ve teminatlar bu bölümde yeralmaktadır.

 

  1. Diğer Ticari Borçlar :

 

Yukarıdaki bölümlere girmeyen kısa vadeli ticari borçlar bu bölümde gösterilmektedir.

 


C.
DİĞER KISA VADELİ BORÇLAR :

 

İşletmenin ortakları, iştirakleri, personeli ve Devletle olan ilişkilerinde ortaya çıkan ve finansal ve ticari borçlar dışında kalan borçları bu grupta yeralmaktadır.

 

  1. Ortaklara Borçlar :

 

İşletmenin hissedarı durumundaki şahıs ve firmalara ortaklık münasebeti nedeniyle meydana gelmiş borçlar bu bölümü oluşturmaktadır. Ödenecek temettüler ve alınmış olan sermaye avansı bu bölümün iki önemli kalemini oluşturmaktadır.

 

  1. İştiraklere ve Bağlı Ortaklıklara Borçlar :

 

İşletmenin sermaye taahhüdünden meydana gelmiş borçları hariç olmak üzere, iştiraklere ve bağlı ortaklıklara faaliyet konuları dışındaki işlemleri nedeniyle oluşan borçları bu bölümde gösterilmektedir. İştirakler ile Bağlı Ortaklıklar ayırımı daha önce açıklanmış bulunan tanımlara göre yapılacaktır.

 

  1. Personele Borçlar

 

  1. Diğer Çeşitli Borçlar

 

  1. Diğer Borç Senetleri Reeskontu (-)

 

 

D. ALINAN AVANSLAR :

 

 

İşletmenin satış amacıyla gelecekte yapacağı mal ve hizmet teslimleri ile ilgili peşin tahsil ettiği tutarlar bu bölümde yeralmaktadır.

 

E. YILLARA YAYGIN İNŞAAT VE ONARIM HAKEDİŞLERİ

 

İşletmenin üstlendiği yıllara yaygın inşaat ve onarım işlerinden tamamladıkları kısımlar için düzenlenen hak ediş bedellerini kapsar.

F. ÖDENECEK VERGİ VE DİĞER YÜKÜMLÜLÜKLER :

 

  • Ödenecek vergi ve fonlar

  • Ödenecek sosyal güvenlik kesintileri

  • Ertelenmiş veya taksitlendirilmiş vergi ve yükümlülükler

  • Ödenecek diğer yükümlülükler

 

G. BORÇ VE GİDER KARŞILIKLARI :

 

  • Dönem karı vergi ve diğer yasal yükümlülükleri karşılığı

  • Dönem karının peşin ödenen vergi ve diğer yükümlülükleri (-)

  • Kıdem tazminatı karşılığı bir yıl içinde ödenecek tazminatlar

  • Diğer maliyet giderleri karşılığı

  • Diğer borç ve gider karşılıkları

 

Cari dönemle ilgili olarak faaliyet neticelerine ve maliyetlere giren masraflardan tahakkuk ettiği halde belgeleri henüz işletmeye intikal etmemiş ve bu sebeple de bedelleri ödenmemiş giderler burada yeralmaktadır. Bu bölüme giren önemli kalemler şunlardır:

 

  • Ödenecek finansman giderleri

  • Toplu sözleşme karşılıkları

  • Garanti karşılıkları

  • Ücretsiz bakım kupan bedelleri

  • Dekontu beklenen meblağlar

  • Faturası beklenen mallar

 

H. GELECEK AYLARA AİT GELİR VE GİDER TAHAKKUKLARI :

 

  • Gelecek aylara ait gelirler

  • Gider tahakkukları

  • Ertelenmiş gelirler

 

I. DİĞER KISA VADELİ YABANCI KAYNAKLAR :

 

  • Diğer KDV

  • Sayım ve tesellüm fazlaları

  • Diğer

 

 

II. UZUN VADELİ BORÇLAR ( YABANCI KAYNAKLAR ) :

 

Uzun vadeli borçlar , bilanço tarihi itibariyle vadesine bir yıldan daha uzun süre kalmış bulunan yabancı kaynakları ifade etmektedir.

 

A. UZUN VADELİ FİNANSAL BORÇLAR:

 

Bilanço tarihi itibariyle vadesi bir yıldan daha uzun olan finansal borçlar bu grupta yeralmaktadır.

 

  • Banka kredileri

  • Çıkarılmış tahviller

  • Çıkarılmış diğer menkul kıymetler

  • Menkul kıymetler ihraç farkı (-)

  • Diğer finansal borçlar

 

Bu borçların mahiyeti ve detayı Pasif- I- A bölümünde açıklanmış olan “kısa vadeli finansal borçlar”ın aynısıdır.

 

B. UZUN VADELİ TİCARİ BORÇLAR :

 

Vadesi bir yıldan uzun olan ve işletmenin ana faaliyet konusu ile ilgili ticari muamelelerden doğan ticari borçlar bu bölümde gösterilmektedir. Bu borçların mahiyeti ve detayı Pasif-I-B bölümünde açıklanmış olan “kısa vadeli ticari borçlar”ın aynısıdır.

 

C. DİĞER UZUN VADELİ BORÇLAR :

 

Pasif-I-C bölümde mahiyeti ve detayı açıklanmış olan diğer borçlardan bilanço tarihi itibariyle vadeleri 1 yıldan uzun olanlar bu bölümde yeralmaktadır.

 

D. ALINAN SİPARİŞ AVANSLARI :

 

Bayi ve müşterilerden alınmış olan ve vadeleri bir yılı geçen sipariş avansları bu bölümü oluşturmaktadır.

 

E. UZUN VADELİ BORÇ VE GİDER KARŞILIKLARI :

 

İşletmenin bilanço tarihi itibariyle hesaplanan uzun vadeli borç mahiyetindeki kıdem tazminatı karşılıkları ile uzun vadeli diğer borç ve gider karşılıkları bu bölümü oluşturmaktadır.

 

  1. Kıdem Tazminatı Karşılığı :

 

İşletmenin bilanço tarihi itibariyle potansiyel kıdem tazminatı yükünü göstermek üzere tayin edilecek esaslara göre hesaplanan meblağ bu bölümde yer almaktadır. Hesaplamalarda yıllar itibariyle ortaya çıkan farklar ait oldukları yılın gelirlerinden düşülerek karşılığa intikal ettirilmektedir. Halka açık şirketlerde karşılık ayırma esaslarını SPK belirlemektedir.

 

  1. Uzun Vadeli Diğer Borç ve Gider Karşılıkları :

 

Masraf karşılıklarının vadesi bir yılı aşar ise burada gösterilmektedir.

F- GELECEK YILLARA AİT GELİRLER VE GİDER TAHAKKUKLARI :

 

Bilançonun çıkarıldığı dönemi izleyen yıldan daha sonraki bilanço dönemlerine ait peşin tahsil olunan gelirler ile faaliyet dönemine ait olupta gelecek bilanço dönemlerinde ödenecek giderlerden oluşur .

 

  • Gelecek yıllara ait gelirler

  • Gider tahakkukları

  • Ertelenmiş gelirler

G- DİĞER UZUN VADELİ YABANCI KAYNAKLAR :

 

  • Gelecek yıllara ertelenen veya terkin edilecek KDV

  • Tesise katılma payları

İşletmeye ait tesislerden yararlanmak amacı ile üçüncü kişilerin , tesis bedellerine katılma paylarının izlendiği hesap

  • Diğer uzun vadeli yabancı kaynaklar

 

III. ÖZKAYNAKLAR :

 

Özkaynaklar, işletmenin net aktif toplamının ortaklar tarafından karşılanan kısmını ifade etmekte olup, işletmenin kuruluşu anında ve bilahare tezyit suretiyle hissedarlarca işletmeye tahsis edilen kaynaklarla, dönem karlarından kanuni mecburiyetlere veya Umumi Heyet kararlarına istinaden işletme bünyesinde bırakılan yedeklerden, karşılıklardan ve yeniden değerleme ve enflasyon değerlemesi fonlarından oluşmaktadır.

 

Özkaynakları ihtiva eden bilanço kalemleri aşağıda kısaca açıklanmıştır.

 

A. ÖDENMİŞ SERMAYE :

 

  1. Sermaye :

 

Şirketin kuruluşu anında esas mukavelesi ile tesbit edilen veya bilahare yapılan tezyidlerle arttırılan tescil edilmiş tutar nominal sermaye miktarını göstermektedir.

 

Halka açık şirketlerden kayıtlı sermaye sistemine geçenlerde bilançoda gözüken sermaye çıkarılmış sermayeyi ifade etmektedir.

Esas mukavelede yer alan kayıtlı sermaye tavanı bilançoda yer almamaktadır.

Sermayenin oluşumunu aşağıdaki şekilde detaylandırmak mümkündür:

 

  • Nakit olarak konmuş sermaye

  • Fevkalade ihtiyatlardan eklenen

  • Gayrımenkul ve iştirakler satış karlarından eklenen

  • Ayni sermaye

  • Maddi duran varlıklar ve iştirakler yeniden değerleme fonlarından eklenen

 

  1. Ödenmemiş Sermaye (-):

 

Şirketlerin ortakları tarafından taahhüt edilen sermayenin bilanço tarihi itibariyle ödenmemiş kısmı bu bölümde bulunmaktadır. Başka bir ifade ile bu bilanço kalemi ortakların sermaye borcunu göstermektedir. Özsermaye içinde ödenmemiş sermayenin dikkate alınmasını sağlamak için sermaye taahhütleri bir indirim kalemi olarak bilançoda yeralmaktadır.

 

B. SERMAYE YEDEKLERİ :

 

  •  
    1. Hisse Senedi İhraç Primleri :

 

Şirket sermayesini temsil eden hisse senetlerinin nominal değerin üstünde bir bedelle ihracı veya satılmasından oluşan farklardan, bu farkın oluşumu ile ilgili masraflar düştükten sonra kalan meblağ T.T.K’nın 466. maddesi uyarınca emisyon primi yasal yedeği olarak ayrılmaktadır.

 

  •  
    1. Hisse Senedi İptal Karları :

 

İptal edilen hisse senetlerinin bedellerine mahsuben yapılan ödemelerin, bunların yerine çıkarılan hisse senetlerinden elde edilen hasılat noksanı kapatıldıktan sonra artan kısımları kapsar.

 

  1.  
    1. Maddi Duran Varlıklardaki Değer Artışı

 

Şirketin maddi duran varlıkları ile amortismanlarının Maliye ve Gümrük Bakanlığı’nca belirlenen emsallerle yeniden değerlenmesi veya enflasyon değerlemesi sonucu ortaya çıkan fonlar bu bölümde yeralmaktadır. Yeniden değerleme ile ilgili olarak Maddi Duran Varlıklar bölümünde geniş açıklama yapılmıştır.

 

  1. İştiraklerdeki Değer Artışı

 

Şirket iştiraklerinde oluşmuş olan maddi duran varlıklar veya iştirak fonlarının sermayeye ilavesi suretiyle iktisap edilen bedelsiz hisseler, nominal bedelleri üzerinden iştiraklere ve iştirakler değer artış fonuna intikal ettirilir. Bu şekilde oluşan fonlar ise bilançoda bu bölümde gösterilmektedir.

 

Bu iki fonda şirket sermayesine eklenebilmektedir. Bu durumda bu fonlar azalmakta, buna mukabil şirket sermayesi artmaktadır.

 

Herhangi bir maddi duran varlığın veya iştirakin satılması halinde fonlar birikmiş amortismanlar gibi işlem görmektedir. Başka bir ifade ile ilgili kıymetlere ait fonlar buradan çekilerek satış kar ve zararının oluşumunda dikkate alınmaktadır. Zaman zaman fonlar sermayeye ilave edildiğinden satış anında ilgili kıymete ait fonun kalıp kalmadığı araştırılmalı, fon var ise yukarıdaki işlem yapılmalıdır. Şayet fon yok ise herhangi bir işlemin yapılmayacağı tabiidir.

 

  1. Borsada Oluşan Değer Artışları :

 

Borsada işlem gören, finansal duran varlıkların elde etme maliyetini aşan borsa değerini kapsar. Finansal duran varlıkların borsa fiyatına göre değerlenmesi durumunda ortaya çıkan borsa değer artışları bu hesapta izlenir.

 

  1. Diger Sermaye Yedekleri :

 

Öz sermaye enflasyon düzeltme farkları : Enflasyon düzeltmesi yapılması halinde ortaya çıkan öz sermaye düzeltme farkları sermaye yedekleri içinde yer almaktadır.

 

 

C. KAR YEDEKLERİ :

 

Türk Ticaret Kanunu, şirket esas sözleşmesi hükümleri yada şirket yetkili organları tarafından alınan kararlar uyarınca işletme bünyesinde bırakılan yedekler, bu grupta yeralmaktadır.

 

  1. Yasal Yedekler :

Bu bölümde Türk Ticaret Kanunu’nun 466. maddesi hükümlerine göre ayrılan yedekler gösterilir. Bu yedekler ikiye ayrılmaktadır.

 

  1.  
    1. Birinci Tertip Yasal Yedekler :

 

Ticari karın %5’i nisbetinde ödenmiş sermayenin %20’sini buluncaya kadar ayrılan yedek

 

  1.  
    1. İkinci Tertip Yasal Yedekler :

 

Dağıtılan kurum kazancından 1. tertip temettü düştükten sonra kalan kısmın %10 u nisbetinde ayrılan yedek.

 

  1. Statü Yedekleri :

 

Esas mukavelelerinde her yıl kardan ayrılacak %5 yedeğin T.T.K’nun 466. maddesinin birinci fıkrasında öngörülen ödenmiş sermayenin beşte birinden daha fazla ayrılmasını emreden bir hüküm olması halinde kanuni miktarı aşan kısım statü yedeğinde gösterilir.

 

  1. Olağanüstü Yedek:

 

Şirket statüsündeki hükümler çercevesinde umumi heyetin kararına istinaden ayrılan yedekler.

 

  1. Özel Fonlar :

 

Şirket karından özel durumlarda ayrılan yedekler bu bölümde yeralmaktadır. Bu yedekler kapsamına giren önemli kalemler şunlardır:

  1.  
    1. Yatırım İndirimi :

 

Geçmiş yıllarda vergi kanunları gereğince yatırım indiriminden istifade edilmek suretiyle ayrılmış ve dağıtılmayarak şirket bünyesinde bırakılmış fonlardan oluşmaktadır.

 

  1.  
    1. Maddi Duran Varlık Yenileme Karşılığı :

 

Şirket aktifine kayıtlı maddi duran varlıkların satılması halinde doğan karın V.U.K.’nun 328. maddesi hükümlerine göre sabit kıymetin yenilenmesi maksadıyla bünyede tutulması. Bu karşılık aynı mahiyette iktisap edilen maddi duran varlığın amortismanı ile itfa edilmektedir.

 

  1.  
    1. Sermayeye Eklenecek İştirak ve Gayrimenkul Satış Kârları :

 

5520 sayılı kurumlar vergisi kanunu’ nun 5. maddesine göre kurumların en az 2 tam yıl süre ile aktiflerinde kayıtlı gayrimenkuller ile iştirak hisselerinin satışından doğan kârın % 75 ini 5 yıl içinde sermayelerine ilave etmeleri durumunda vergiye tabi olmayacaktır. Bu şekilde ortaya çıkan kârların bilanço tarihi itibariyle sermayeye ilave edilmemiş kısımları bu bölümde yer almaktadır. 5 yıl içinde sermaye ilave edilmemiş bu kârlar 5 yıl dolduktan sonra temettü olarak ta dağıtılabilir. Bu durumda da anılan kârlar vergiye tabi tutulmaz.

 

D. GEÇMİŞ YILLAR KARLARI:

 

Geçmiş yıl karlarından, dağıtılmayıp işletme bünyesinde bırakılmış karlar

 

E. GEÇMİŞ YIL ZARARLARI (-)

 

Geçmiş yıllar faaliyetleri sonucunda oluşan zararlarda indirim kalemi olarak özsermaye grubunun altında bulunmaktadır.

 

F. DÖNEM NET KARI (ZARARI)

 

İşletmenin dönemi karlı kapatması halinde oluşan kıdem tazminatı ve vergi sonrası net dönem karı bilançonun bu kaleminde gözükecektir.

 

İşletmenin zararlı olması halinde dönem zararı, bir indirim kalemi olarak özkaynaklar grubunun bu bölümünde yeralmaktadır.

 

 

BİLANÇO DİPNOTLARI

 

Bilanço tablosunun anlaşılabilirliğini sağlamak bakımından bilanço tablosunda yer alan kalemler ile ilgili olarak bazı açıklayıcı bilgilerin bilanço dipnotlarında verilmesi gerekmektedir. Bilanço dipnotlarında açıklanması istenen kurallar muhasebe sistemi uygulama tebliğinde 30 adet olarak belirlenmiştir. Bunlardan bazıları aşağıya alınmıştır.

 

  • Kayıtlı sermaye sistemini kabul etmiş bulunan ortaklıklarda kayıtlı sermaye tavanı

  • Aktif değerlerin toplam sigorta tutarı

  • Alacaklar için alınmış ipotek ve diğer teminatların toplam tutarı

  • Yabancı kaynaklar için verilmiş ipotek ve teminatların toplam tutarı

  • Pasifte yer almayan taahhütlerin toplam tutarı

  • Yurtdışındaki alacaklar

  • Yurtdışına borçlar

  • Tedavüldeki tahvil ve finansman bonolarından banka garantili olanların tutarı

  • Tedavüldeki tahvillerden hisse senedine dönüştürülebilir niteliktekilerin tutarı

  • İşletme sahibi veya sermayesinin %10 veya daha fazlasına sahip ortakları

  • Sermayesinin %10 ve daha fazlasına sahip olunan iştirakler ile müessese ve bağlı ortaklıklar

  • Stok değerleme yöntemi

  • Cari dönemde maddi duran varlık hareketi

  • Ana kuruluş, bağlı ortaklık ve iştiraklerin ticari alacak ve ticari borç içindeki payları

  • Cari dönemdeki ortalama toplam personel sayısı

  • Belli bir öneme sahip olan ancak tutarları tahmin edilemeyen şarta bağlı zararlar ile kazançlara ilişkin bilgi

  • İşletmenin gayrısafi kar oranları üzerinde önemli ölçüde etkide bulunan muhasebe tahminlerindeki değişikliklere ilişkin bilgi ve bunların parasal etkileri

  • Bankalardaki mevduatın bloke oranına ilişkin tutarlar

  • Menkul kıymetler ve bağlı menkul kıymetler içinde yer alıp işletmenin ortakları, iştirakleri ve bağlı ortaklıkları tarafından çıkarılmış bulunan menkul kıymet tutarları ve bunları çıkaran ortaklar

  • Kısa ve uzun vadeli kredilerle ilgili olarak tahakkuk etmemiş gelecek döneme ilişkin faiz borçlarının tutarı

  • Ortaklar, iştirakler ve bağlı ortaklıklar lehine verilen garanti, taahhüt, kefalet, aval, ciro gibi yükümlülüklerin tutarı

 

 

II - GELİR TABLOSU

 

Temel finansal tablolardan biri olan Gelir Tablosu, bir işletmenin belirli bir hesap döneminde elde ettiği gelirle katlandığı tüm giderleri ve maliyetleri tasnifli bir şekilde gösteren ve dönem faaliyetinin net sonucunu kar veya zarar olarak özetleyen bir muhasebe raporudur.

 

Gelir tablosu işletmenin belli bir hesap döneminde net sonucunu; brüt satış karı, olağan karı, dönem karı, dönem net karı, büyüklüklerine ve bunları oluşturan ana olaylara yer vererek gösteren bir tablodur.

 

Gelir tablosu ile eşanlamda olmak üzere uygulamada “Gelir Gider Tablosu”, “Kar ve Zarar Tablosu”, “İşletme Tablosu” gibi terimlerde kullanılmaktadır.

 

Kar-zarar rakamlarını firmaların başlıca hangi amaçlar için hesapladıkları ve kullandıkları şöyle belirtilebilir :

 

  • Firmanın faaliyet sonucunu bir hesap döneminde yaratılan özkaynağı ve sermayedarlarca yatırılan fonların getirisini, karlılık oranını ortaya koymak

  • Firmanın izleyeceği, yatırım, pazarlama, üretim, finansman, personel ve diğer işletme politikalarına ilişkin kararlar almak.

  • Firmanın kar dağıtım politikası veya firma sahiplerinin işletmeden çekebilecekleri değerlerin tutarı konusunda bir ölçü oluşturmak

  • Firmaya gerek sermaye, gerek kredi şeklinde kaynak sağlayan kişi ve kuruluşlara, bu konuda alacakları kararlara temel oluşturacak veriler sağlamak.

  • Firmanın hukuki şekline göre gelir ve kurumlar vergisi matrahını belirlemek.

 

Gelir tablosu hesap tipi veya rapor tipinde sunulabilir. Hesap tipi gelir tablosunda (bunun adına kar-zarar tablosuda denilir) gelirler sağda giderler solda yer alır.

 

Rapor tipi gelir tablosunda ise; gelir ve gider unsurları gruplandırılarak verilmektedir. Bu tabloya ilk bakışta brüt satış karını, faaliyet karını, olağan karı ve dönem karını (zararını) görmek mümkün olabilmektedir.

 

Ülkemizdeki uygulamalarda, gelir tablosunun rapor tipinde ve giderlerinde fonksiyon esasına göre gruplandırılarak sunulması tercih edilmiştir. Muhasebe Sistemi Genel Tebliğine göre benimsenen ayrıntılı gelir tablosu kalemleri aşağıdaki gibidir.

 

Gelir Tablosu Kalemleri

 

A. BRÜT SATIŞLAR

1. Yurtiçi satışlar

2.Yurtdışı satışlar

3.Diğer gelirler

 

B. SATIŞ İNDİRİMLERİ (-)

1. Satıştan iadeler (-)

2. Satış iskontoları (-)

3.Diğer indirimler (-)

 

NET SATIŞLAR

C. SATIŞLARIN MALİYETİ (-)

1.Satılan mamullerin maliyeti(-)

2.Satılan ticari mallar maliyeti (-)

3.Satılan hizmet maliyeti (-)

4.Diğer satışların maliyeti (-)

 

BRÜT SATIŞ KARI VEYA ZARARI

D. FAALİYET GİDERLERİ (-)

1.Araştırma ve geliştirme giderleri (-)

2.Pazarlama satış ve dağıtım giderleri (-)

3.Genel yönetim giderleri (-)

 

FAALİYET KARI VEYA ZARARI

E. DİĞER FAALİYETLERDEN OLAĞAN GELİR VE KARLAR

1.İştiraklerden temettü gelirleri

2.Bağlı ortaklıklardan temettü geliri

3.Faiz gelirleri

4.Komisyon gelirleri

5.Konusu kalmayan karşılıklar

6.Menkul kıymet satış karları

7.Kambiyo karları

8.Reeskont faiz gelirleri

9.Borsa değer artış karları

10.Diğer olağan gelir ve karlar

 

F. DİĞER FAALİYETLERDEN OLAĞAN GİDER VE ZARARLAR (-)

1.Komisyon giderleri(-)

2.Karşılık giderleri (-)

3.Menkul kıymet satış zararları (-)

4.Kambiyo zararları (-)

5.Reeskont faiz giderleri (-)

6.Borsa değer azalış zararları (-)

7.Diğer olağan gider ve zararlar (-)

 

G. FİNANSMAN GİDERLERİ (-)

1.Kısa vadeli borçlanma giderleri (-)

2.Uzun vadeli borçlanma giderleri (-)

 

OLAĞAN KAR VEYA ZARAR

H. OLAĞANDIŞI GELİR VE KARLAR

1.Önceki dönem gelir ve karlar

2.Diğer olağandışı gelir ve karlar

 

I. OLAĞANDIŞI GİDER VE ZARARLAR (-)

1.Çalışmayan kısım gider ve zarar (-)

2.Önceki dönem gider ve zararlar (-)

3.Diğer olağandışı gider ve zarar

DÖNEM KARI VE ZARARI

K.DÖNEM KARI VERGİ VE DİĞER YASAL YÜKÜMLÜLÜK KARŞILIKLARI (-)

DÖNEM NET KARI VEYA ZARARI

İŞLETME ÖZET GELİR TABLOSU

 

  1.  
    1. BRÜT SATIŞLAR

    2. SATIŞ İNDİRİMLERİ (-)

    3. NET SATIŞLAR

    4. SATIŞLARIN MALİYETİ(-)

 

BRÜT SATIŞ KARI VEYA ZARARI

  1.  
    1. FAALİYET GİDERLERİ (-)

 

FAALİYET KARI VEYA ZARARI

  1.  
    1. DİĞER FAALİYETLERDEN OLAĞAN GELİR VE KARLAR

    2. DİĞER FAALİYETLERDEN OLAĞAN GİDER VE ZARARLAR (-)

    3. FİNANSMAN GİDERLERİ (-)

OLAĞAN KAR VE ZARAR

 

  1.  
    1. OLAĞANDIŞI GELİR VE KARLAR

    2. OLAĞANDIŞI GİDER VE ZARARLAR (-)

 

DÖNEM KARI VEYA ZARARI

  1.  
    1. DÖNEM KARI VERGİ VE DİĞER YASAL YÜKÜMLÜLÜKLER KARŞILIĞI(-)

 

DÖNEM NET KARI VEYA ZARARI

 

 

Değişik amaçlarla ve farklı sunuluş biçimlerinde hazırlanabilen gelir tablolarını, beş bölüme ayırabiliriz.

 

1.Brüt satış karı bölümü

2.Faaliyet karı bölümü

3.Olağan kar bölümü

4.Olağandışı kar bölümü

5.Net kar bölümü

 

SATIŞLARIN MALİYETİ

 

Brüt satış karı bölümünde yer alan satışların maliyeti kalemi; gelir tablosunda giderler kaleminin en önemli elemanıdır. İşletmenin dönem içindeki stok hareketleri ile satılan mamul, yarı mamul, ilk madde ve malzeme ile ticari mal(emtea) gibi maddelerin ve satılan hizmetlerin maliyetini kapsar. Satışların maliyeti bölümünde, gelir tablosunda aşağıdaki kalemler yer almaktadır.

 

  1. Satılan mamullerin maliyeti (-)

  2. Satılan ticari malların maliyeti (-)

  3. Satılan hizmet maliyeti (-)

  4. Diğer satışların maliyeti (-)

 

Satışların maliyeti kalemlerinin her birinin maliyet oluşumunu göstermek üzere ayrı bir tablo halinde, gelir tablosunun eki olarak satışların maliyeti tablosu düzenlenir. Üretim, ticaret ve hizmet işletmelerinde satışların maliyetini oluşturan unsurlar farklılık gösterir.

 

  • Ticari işletmelerde satılan mal maliyetinin hesaplanması:

 

Hesap dönemi başı stok 200 YTL

Hesap dönemi içinde satın alınan mal maliyeti 1.000 YTL

TOPLAM 1.200 YTL

Hesap dönemi sonundaki stok ( 250) YTL

Satılan malın maliyeti 950 YTL

 

  • Sınai işletmelerde satışların maliyet tablosu :

 

A. Direkt ilk madde ve malzeme giderleri 14.400

B. Direkt işçilik giderleri 18.800

C. Genel üretim giderleri 16.000

D. Yarı mamul kullanımı (1.200)

  1. Dönem başı stoku + 4.800

  2. Dönem sonu stoku -(6.000) ____________

Üretilen mamul maliyeti 48.000

E. Mamul stoklarında değişim 2.400

  1. Dönem başı stoku + 7.600

  2. Dönem sonu stoku -(5.200)

F. İç tüketim - .

I. Satılan mamul maliyeti 50.400

 

 

GELİR TABLOSU DİPNOTLARI

 

Gelir tablosunda ek bilgi olarak 13 adet dipnot yer almaktadır. Bunlardan bazıları aşağıya alınmıştır.

  • Dönemin tüm amortisman giderleri ile itfa ve tükenme payları

  • Dönemin karşılık giderleri

  • Dönemin tüm finansman giderleri

  • Ana kuruluş, ana ortaklık, müessese, bağlı ortaklıklara yapılan satışlar, bunlardan alınan ve bunlara ödenen faiz, kira ve benzerleri

  • Yöntem değişikliği yapılmış ise ortaya çıkan farkın tutarı

  • Stok maliyet hesaplama sistemleri

  • Önceki döneme ilişkin gelir ve giderler ile önceki döneme ait gider ve zararların tutarları ve kaynakları gösteren açıklayıcı not

  • Adi ve imtiyazlı hisse senetleri için ayrı ayrı gösterilmek koşulu ile hisse başına kar ve kar payı oranları

  • Dönemin finansman giderlerinden, ana kuruluş, ana ortaklık, müessese, bağlı ortaklık ve iştiraklerle ilgili kısmın tutarı

 

III. FON AKIM TABLOSU

 

Fon akım tablosu, belirli bir dönem içinde işletmenin sağladığı mali kaynakları ve bunların kullanış yerlerini göstermek suretiyle işletmenin söz konusu dönemdeki yatırım ve finansman faaliyetlerini özetler, finansal durumunda meydana gelen değişiklikleri açıklar.

 

Amacı, diğer finansal tablolarda görülmeyen fon akımını ortaya koyarak, gerek faaliyet sonucu yaratılan gerek ek finansman şeklinde elde edilen finansal olanakların nerelerde kullanıldığını, kaynakların nerelere tahsis edildiğini açıkça belirtmektir.

 

Fon akımı tablosu yardımı ile işletme ilgilileri aşağıdaki sorulara kolaylıkla yanıt bulabilmektedirler.

 

  • Dönem içinde işletme olağan faaliyetlerinden ne kadar fon sağlandığı ve bunun nasıl kullanıldığı

  • Dönem içinde ne tutarda borç alındığı ve nerelere kullanıldığı

  • Sermaye artışı, tahvil ihracı gibi işletme dışından ne kadar fon sağlandığı

  • Büyümenin nasıl finanse edildiği

  • Yeni yatırımlar ve yeni duran varlık edinimlerinin nasıl finanse edildiği

  • Yüksek kar olduğu halde neden temettü ödenmediği veya çok az ödendiği

  • Dönem sonunda net zarar olduğu halde, toplam varlıklardaki artışın nasıl sağlandığı

 

Fon akım tablosu, ülkemizde rapor şeklinde hazırlanmakta olup, aşağıya alınmıştır. Bu tabloda “fon kaynakları”, “fon kullanımları” olmak üzere iki ana bölüm bulunmaktadır.

 

 

A. FON KAYNAKLARI

  1. Faaliyetlerden sağlanan kaynaklar

  1.  
    1. Olağan kar

    2. Amortismanlar (+)

    3. Fon çıkışı gerektirmeyen diğer giderler (+)

    4. Fon girişi sağlamayan gelirler (-)

  1. Olağandışı faaliyetlerden sağlanan kaynaklar

a. Olağandışı kar

b Fon çıkışı gerektirmeyen giderler (+)

c. Fon girişi sağlamayan gelirler (-)

 

  1. Dönen varlıklar tutarındaki azalışlar

  2. Duran varlıklar tutarındaki azalışlar

  3. Kısa vadeli yabancı kaynaklardaki artışlar

(Borç ve gider karşılıklarını kapsamaz)

  1. Uzun vadeli yabancı kaynaklardaki artışlar

(Borç ve gider karşılıklarını kapsamaz)

  1. Sermaye artırımı

  2. Hisse senetleri ihraç primleri

 

 

B.FON KULLANIMLARI

 

  1. Faaliyetlerle ilgili kullanımlar

  1.  
    1. Olağan zarar

    2. Amortismanlar(+)

    3. Fon çıkışı gerektirmeyen diğer giderler (+)

    4. Fon girişi sağlamayan diğer gelirler (-)

  1. Olağandışı faaliyetlerle ilgili kullanımlar

    1. Olağan dışı zarar

    2. Fon çıkışı gerektirmeyen giderler (+)

    3. Fon girişi sağlamayan gelirler (-)

  2. Ödenen vergi ve benzerleri

  3. Ödenen temettüler

  4. Dönen varlıkların tutarındaki artışlar

  5. Duran varlıkların tutarındaki artışlar

(Yeniden değerleme ve enflasyon düzeltmesini kapsamaz)

  1. Kısa vadeli yabancı kaynaklardaki azalışlar

  2. Uzun vadeli yabancı kaynaklardaki azalışlar

  3. Sermayedeki azalışlar

 

 

Amortismanlar gerçek bir kaynak ve kullanım yeri değildir. Bu nedenle işletmenin olağan karı var ise amortismanlar bu kara ilave ediliyor, olağan zarar var ise zarardan düşülüyor. Tabloda zarar (-) olduğu için amortismanların (+) olması zararı, başka bir ifade ile kullanımı azaltmakta ve gerçek seviyesine getirmektedir.

 

Faaliyetlerden kar var ise fon kaynakları bölümünün 1 no’ lu kısmı, zarar var ise fon kullanımları bölümünün 1 no’ lu kısmı, aynı şekilde olağandışı kar var ise fon kaynakları bölümünün 2 no’ lu kısmı , zarar var ise fon kullanımları bölümünün 2 no’ lu kısmı çalışacaktır.

 

Görüldüğü gibi, fon akım tablosu bilanço ve gelir tablosunda ilk bakışta kolaylıkla görülmeyen fon akımlarını ortaya koyan, finansal analizde yorumu kolaylaştıran; oranlar yolu ile analize katkıda bulunan bir analiz aracıdır.

 

IV. NAKİT AKIM TABLOSU

 

 

Nakit akım tablosu, bir faaliyet dönemi içinde işletmede ortaya çıkan nakit akışlarını, işletmeye ilişkin nakit akımları, yatırım faaliyetine ilişkin nakit akımları ve finansman faaliyetlerine ilişkin nakit akımları olarak gösteren bir tablodur. Başka bir anlatımla, birbirini izleyen iki dönem arasındaki nakit ve nakde eşdeğer varlık hesabındaki değişmeyi açıklamayı amaçlayan bir tablodur. Bu tablo yardımı ile dönem içinde işletmenin para tahsilât ve ödemelerini, kaynakları ve kullanım yerleri olarak izlemek mümkün olmaktadır. Böylece dönem içinde nakit değerlerde oluşan azalış ve artışın nedenleri ile birlikte görülmesi sağlanmış olmaktadır. Bu da gelecekteki para ihtiyacının öngörülmesine ve nakit bütçenin hazırlanmasına büyük ölçüde yardımcı olmaktadır.

 

Muhasebe Sistemi Uygulama Genel Tebliğ’ine göre Nakit Akım Tablosu formatı şöyledir;

 

NAKİT AKIM TABLOSU

 

Önceki Dönem Cari Dönem

 

A- DÖNEM BAŞI NAKİT MEVCUDU

B- DÖNEM İÇİ NAKİT GİRİŞLERİ

 

  1. Satışlardan elde edilen nakit

    1. Net satışlar

    2. Ticari alacaklardaki azalışlar

    3. Ticari alacaklardaki artışlar (-)

  2. Diğer faaliyetlerden olağan gelir ve karlardan sağlanan nakit

  3. Olağandışı gelir ve karlardan sağlanan nakit

4. Kısa vadeli yabancı kaynaklardaki artışlardan sağlanan nakit

(Alımlarla ilgili olmayan)

  1. Menkul kıymet ihraçlarından

  2. Alınan krediler

  3. Diğer artışlar

5. Uzun vadeli yabancı kaynaklardaki artışlardan sağlanan nakit

(Alımlarla ilgili olmayan)

  1. Menkul kıymet ihraçlarından

  2. Alınan krediler

  3. Diğer artışlar

 

6. Sermaye artışından sağlanan nakit

 

7. Hisse senedi ihraç primlerinden sağlanan nakit

 

8. Diğer nakit girişleri

 

 

C- DÖNEM İÇİ NAKİT ÇIKIŞLARI

 

1. Maliyetlerden kaynaklanan nakit çıkışları

a. Satışların maliyeti

b. Stoklardaki artışlar

c. Ticari borçlardaki (alımlardan kaynaklanan) azalışlar

d. Ticari borçlardaki (alımlardan kaynaklanan) artışlar (-)

e. Amortisman ve nakit çıkışı gerektirmeyen giderler (-)

f. Stoklardaki azalışlar (-)

2. Faaliyet giderlerine ilişkin nakit çıkışları

a. Araştırma ve geliştirme giderleri

b. Pazarlama satış ve dağıtım giderleri

c. Genel yönetim giderleri

d.Amortisman ve nakit çıkışı gerektirmeyen diğer giderler(-)

 

3. Diğer faaliyetlerden olağan gider ve zararlara ilişkin nakit çıkışlar

a. Diğer faaliyetlerle ilgili olağan gider ve zararlar

b. Amortisman ve nakit çıkışı gerektirmeyen diğer gider ve zararlar(-)

 

  1. Finansman giderlerinden dolayı nakit çıkışları

 

5. Olağandışı gider ve zararlardan dolayı nakit çıkışları

a. Olağandışı gider ve zararlar

b. Amortisman ve nakit çıkışı gerektirmeyen diğer gider ve zararlar(-)

 

  1. Duran varlık yatırımlarına ilişkin nakit çıkışları

 

7. Kısa vadeli yabancı kaynak ödemeleri (alımlarla ilgili olmayan)

a. Menkul kıymetler para ödemeleri

b. Alınan krediler anapara ödemeleri

c. Diğer ödemeler

 

8. Uzun vadeli yabancı kaynak ödemeleri (alımlarla ilgili olmayan)

a. Menkul kıymetler anapara ödemeleri

b. Alınan krediler anapara ödemeleri

c. Diğer ödemeler

 

9. Ödenen vergi ve benzerleri

 

10. Ödenen temettüler

 

11. Diğer nakit çıkışları

 

D- DÖNEM SONU NAKİT MEVCUDU (A+B-C)

 

E- NAKİT ARTIŞ VEYA AZALIŞ (D-A)

Halka açık şirketlerde SPK’ nın önerdiği değişik bir format kullanılmaktadır

 

V. ÖZKAYNAKLAR DEĞİŞİM TABLOSU

 

Özkaynaklar Değişim Tablosu, ilgili dönemde özkaynak kalemlerinde meydana gelen artış veya azalışları bir bütün olarak gösteren tablodur.

 

Bu tablo aracılığı ile özellikle sermaye şirketlerinde dönem içinde özkaynak kalemlerinde meydana gelen değişmelerin topluca görülmesi sağlanmaktadır.

 

Özkaynaklar Değişim Tablosu aşağıdaki şekilde düzenlenebilir.

 

A-DÖNEM BAŞI ÖZKAYNAK TUTARI

B- ÖZKAYNAĞA İLAVELER

 

1. Dönem net karı

2. Sermaye artışı

3. Hisse senedi emisyon primi

4. Çıkarılan katılma intifa senetleri

5. Yeniden değerleme ve enflasyon düzeltmesi farkları artışı

6. Diğer artışlar

 

C- ÖZKAYNAĞA YAPILAN İLAVELER TOPLAMI (A+B)

D-ÖZKAYNAKTA AZALIŞLAR

  1. Dönem zararı

  2. Dağıtılan kar payları

  3. Firmadan çekilen kıymetler

  4. Sermayenin azaltılması

 

E- DÖNEM SONU ÖZKAYNAĞI (C-D)

 

Özkaynak artışı kadar bunu sağlayan nedenler üzerinde önemle durulmalıdır. Özkaynak artışı, varlıkların yeniden değerlendirilmesinden veya enflasyon düzeltmesi farklarından doğuyorsa burada işletmenin yeni kaynak yaratması değil, gizli yedek akçelerini özkaynak şekline dönüştürerek bilançoya yansıtmasıdır.

 

VI. KAR DAĞITIM TABLOSU

 

Kar dağıtım tablosu, işletmenin dönem karının dağıtım biçimini gösteren tablodur.

 

Kar dağıtım tablosunun düzenlenme amacı, özellikle sermaye şirketlerinde dönem karından ödenecek vergilerin ayrılacak yedeklerin ve ortaklara dağıtılacak kar paylarının açıkça gösterilmesi ve şirketlerin hisse başına kar ile hisse başına temettü tutarının hesaplanmasıdır.

 

Muhasebe Sistemi Uygulama Genel Tebliği’ne göre kar dağıtım tablosunun formatı aşağıdaki gibidir.

 

DÖNEM KARININ DAĞITIMI

 

  1. DÖNEM KARI

 

  1. ÖDENECEK VERGİ VE YASAL YÜKÜM (-)

    • Kurumlar vergisi (gelir vergisi)

    • Gelir vergisi kesintisi

    • Diğer vergi ve yasal yükümlülükler

 

DÖNEM NET KARI (1-2)

  1. GEÇMİŞ DÖNEM ZARARLARI(-)

 

  1. 1.TERTİP YASAL YEDEK AKÇE(-)

 

  1. İŞLETMEDE BIRAKILMASI VE TASARRUFU

 

ZORUNLU YASAL FONLAR(-)

DAĞITILABİLİR NET DÖNEM KARI

  1. ORTAKLARA BİRİNCİ TEMETTÜ (-)

  • Adi hisse senedi sahiplerine

  • İmtiyazlı hisse senedi sahiplerine

 

  1. PERSONELE TEMETTÜ (-)

 

  1. YÖNETİM KURULUNA TEMETTÜ (-)

 

  1. ORTAKLARA İKİNCİ TEMETTÜ (-)

 

  1. İKİNCİ TERTİP YASAL YEDEK AKÇE (-)

 

  1. STATÜ YEDEKLERİ (-)

 

  1. OLAĞANDIŞI YEDEKLER(-)

 

  1. DİĞER YEDEKLER(-)

 

  1. ÖZEL FONLAR (-)

 

Hisse Başına Kar : Net Kar / Çıkarılmış Hisse Senedi Adedi

Hisse Başına Temettü : Dağıtılan Temettü / Çıkarılmış Hisse Senedi Adedi

Bu oranlar Net Karın ve Dağıtılan Temettüü’nün sermaye tutarına bölümü ile % olarak ta bulunabilir.

VII. KONSOLİDE FİNANSAL TABLOLAR

 

Konsolide finansal tablolar; Ana ortaklığın ünvanı altında düzenlenen ve ana ortaklık ile bağlı ortaklıkların, müşterek yönetime tabi ortaklıkların, iştiraklerin konsolidasyon yöntemi uygulanmak suretiyle varlıklar, yabancı kaynaklar, gelir ve karlar ile gider ve zararlarını bir bütün olarak gösteren konsolide bilanço, konsolide gelir tablosu ve bu tabloların eki diğer konsolide finansal tablolar ile dipnotları ifade eder.

 

Bu konudaki önemli tanımlar.

  • Ana Ortaklık: Sermaye ve yönetim ilişkileri çerçevesinde bağlı ortaklıkları, iştirakleri ve müşterek yönetime tabi ortaklıkları bulunan işletmelerdir.

  • Bağlı Ortaklık: Ana ortaklığın, doğrudan veya diğer bağlı ortaklıkları veya iştirakleri vasıtasıyla, sermaye ve yönetim ilişkileri çerçevesinde %50 den fazla oranda hisseye, oy hakkına veya yönetim çoğunluğunu seçme hakkına veya yönetim çoğunluğuna sahip olduğu işletmeler

  • Müşterek Yönetime Tabi Ortaklıklar: Yönetimi, iki veya daha fazla tarafça, bir sözleşme çerçevesinde birlikte paylaşılan işletmeler.

  • İştirak: Ana ortaklığın sermayesinin %20 den fazla %50 den az sahibi bulunduğu veya bu oranda yönetime katıldığı işletmeler.

 

Konsolidasyon Yöntemleri: (SPK Seri XI No: 25 Tebliğ)

 

  • Tam Konsolidasyon Yöntemi : Konsolidasyon kapsamındaki ana ortaklık ve bağlı ortaklıklara ait mali tablolarda yer alan varlık, borç , özsermaye, gelir ve giderlerin bir bütün olarak bir işletme tarafından gerçekleşmiş gibi aşağıda özetlenmiş olan ilkeler çerçevesinde konsolide mali tablolarda gösterilme yöntemidir.

  • Oransal Konsolidasyon Yöntemi: Müşterek yönetime tabi ortaklığa ait mali tablolarda yer alan varlık, borç, özsermaye, gelir ve giderlerin ana ortaklığın sahip olduğu payın yüzdesi ile konsolidasyona tabi tutulmasıdır.

  • Özsermaye Yöntemi: İştiraklerin ve müşterek yönetime tabi teşebbüslerin başlangıçta elde etme maliyeti ile kaydedilerek, bu tutarın iştiraklerin net varlıklarında iştirak edenin payına düşen kısmı gösterecek şekilde arttırılması veya azaltılması suretiyle mali tablolara yansıtıldığı ve böylelikle iştirak edenin kar veya zararında, iştirakin veya müşterek yönetime tabi teşebbüslerin karından veya zararından paylarına düşen kısmın yer aldığı yöntemdir.

 

 

 

Konsolide Bilançonun Düzenlenmesine İlişkin Esasların Bazıları:

 

  • Ana ortaklık ve bağlı ortaklıkların tüm bilanço kalemleri toplanır

  • Bağlı ortaklığın, ana ortaklığın bilançosundaki kayıtlı değer ile ana ortaklığın bağlı ortaklıkların özsermayesindeki payı karşılıklı olarak birbirinden indirilir

  • Tam konsolidasyonda ana ve bağlı ortaklıkların birbirlerinden olan borç ve alacakları karşılıklı indirilir

  • Grup içinde satışa konu olan stoklar düzeltmeler yapıldıktan sonra dikkate alınır.

  • Ortaklıklar arasında alınıp satılmış maddi duran varlıklarda düzeltilir

  • Grup içi bakiyeler, işlemler, kar ve zarar tamamen elemine edilir

  • Konsolide bilançonun ödenmiş sermayesi ilke olarak ana ortaklığın ödenmiş sermayesidir.

  • Konsolidasyon neticesinde ana ortaklık ve bağlı ortaklıkların sermaye payları dışındaki kısmı “Ana Ortaklık Dışı Özsermaye” hesabında gösterilir

 

Konsolide Gelir Tablosunun Düzenlenmesine İlişkin Esasların Bazıları:

 

  • Ana ortaklık ile bağlı artıklıkların gelir tablosu kalemleri ayrı ayrı toplanır

  • Yapılan toplama işleminde tam konsolidasyon yöntemine tabi ortaklıkların birbirinden yapmış oldukları mal ve hizmet satışları, toplam satış tutarından ve satılan mal maliyetinden indirilir. Başka işlemler var ise bunların gelir ve giderleri de karşılıklı mahsup edilir.

  • Birbirlerine maddi duran varlık satışlarının kârı da elemine edilir

  • Konsolidasyon kapsamındaki bağlı ortaklıkların net dönem karı veya zararlarından tam konsolidasyon yöntemine tabi ortaklıklar dışındaki paylara isabet eden kısım, net konsolide kar ve zarardan önce “Ana Ortaklık Dışı Kar-Zarar” hesap grubu adıyla indirim veya artırım olarak gösterilir.

 

Temettü Dağıtımı

 

SPK mevzuatına göre tespit edilmiş dağıtılabilir kar ile V.U.K. hükümlerine göre bulunmuş net kardan hangisi küçük ise o kar temettü olarak dağıtılmaktadır. Asgari dağıtım nispeti % 20 dir. Asgari tutar nakit ve/veya bedelsiz hisse karşılığı olarak dağıtılabilir. Temettüünün en geç Mayıs sonuna kadar dağıtılması gerekmektedir.

 

Faaliyet raporlarında konsolide finansal tabloların dipnotları da yayınlanmaktadır.

 

VIII. FİNANSAL TABLOLAR ANALİZİ

 

Finansal tablolar analizi ; çeşitli analiz yöntemlerinin finansal tablolarda yer alan verilere uygulanarak bir işletmenin faaliyet sonuçlarını ve mali bünyesini değerlendirmek ve yorumlamak için yapılan bir çalışmadır. Bu analiz ile işletmenin karlılık, büyüme, borç ödeme durumları ile birlikte herhangi bir sorunu varsa bunun ortaya çıkarılması ve giderilmesi için alınması gereken tedbirlerin belirlenmesi de yapılmaktadır.

 

Finansal tablolar analizi yöntemini yalnız mali konularda çalışan yöneticiler değil, aynı zamanda satın alma, üretim, pazarlama ve insan kaynakları sahalarında çalışan diğer yöneticilerinde bilmesi ve uygulaması, işletmede iletişim gelişmesinde, politikaların oluşturulmasında, koordinasyonun sağlanmasında ve sonuçların değerlendirilmesinde büyük katkı sağlayacaktır.

 

Finansal tablolar analizi işletme ilgililerinin amacına göre üçe ayrılmaktadır.

 

Yönetim analizleri

 

Şirket yöneticileri Mali Tablo analizi ile işletmelerin kuvvetli ve zayıf yönlerini saptayabilirler ve alınan kararlarla da işletmenin zayıf yönlerinin kuvvetlendirilmesi, kuvvetli yönlerinden ise azami düzeyde yararlanılması sağlanır. Yöneticiler için mali tablo analizi aynı zamanda bir kontrol aracı da olmaktadır. Bu çalışma ile işletme hedeflerinin ne nispette gerçekleştirildiği, kararlaştırılan prensiplerin ne derece uygulandığı, istenilen mali bünyeye ne oranda erişildiğini görmek mümkündür.

 

Özetle finansal tablolar analizi suretiyle elde edilen veriler; işletme yönetiminin yönetim işlevini yerine getirir iken işletmeyle ilgili olarak alacağı kararlarda temel bazı oluşturmaktadır.

 

Kredi Analizleri

 

İşletmenin finansal durumu ile borç ödeme gücünü anlayabilmek için yapılan analizlerdir. Bankalar ve diğer kredi kuruluşları işletmenin kredi anapara ve faiz ödeme gücünü saptamak için finansal tabloları inceleyerek kredi ilişkileri ve şartları hakkında karar verirler.

 

Yatırım analizleri

 

İşletmeye ortak olanlar ve ortak olmayı düşünenler ile işletmeye uzun vadeli kaynak sağlayan veya sağlayacak olanlar tarafından yapılan analizdir. Anılan yatırımcılar bu analiz ile işletmenin karlılığı, ilerideki dönemlerde kar yaratma gücü, finansal bünyesi ve büyüme potansiyeli hakkında bilgi sahibi olurlar ve kararlarını bu bilgilere göre oluştururlar.

 

Finansal tablolar analizi içeriğine göre sınıflandırıldığında, iki analiz türü ile karşılaşılmaktadır.

 

Statik Analiz

 

Bu analiz türünde, tek döneme ait ve belirli tarihte düzenlenmiş finansal tablolar analiz edilmektedir.

 

Dinamik Analiz

 

İşletmenin birbirini izleyen dönemlerine ilişkin finansal tablolarında yer alan kalemlerin incelenerek, gösterdikleri eğilimlerin saptanmasıdır.

 

 

FİNANSAL ANALİZ TEKNİKLERİ

 

Finansal tabloların analizinde; çeşitli göstergeler, ölçüler, karşılaştırmalar, işletmenin verimliliğinin, karlılığının ve finansal durumunun değerlendirilmesinde yardımcı olmaktadır. Genellikle uygulamada, finansal tablolar analizinde kullanılan teknikler dört grupta toplanabilirler:

 

  1. Karşılaştırmalı Tablolar Analizi (Yatay Analiz)

Bu analiz bir işletmenin iki veya daha fazla dönemlerine ilişkin finansal tablolarının birbirini izleyen dönemler bakımından karşılaştırmalı olarak düzenlenmesi ve bu tablolarda yer alan kalemlerin zaman içinde göstermiş olduğu değişikliklerin incelenerek değerlendirilmesidir. Dinamik bir analiz türüdür. İlerideki bölümlerde karşılaştırılmalı analize tekrar temas edilecektir.

  1. Yüzde Yöntemi İle Analiz (dikey Analiz)

Yüzde yöntemi ile analiz, analiz edilecek tablolardaki tutarlardan birinin 100 kabul edilmesiyle, diğer tutarların bu bütün içindeki paylarının bulunması şeklinde olur. Örneğin bilanço analizinde aktif ve pasif toplam 100, gelir tablosu analizinde net satış tutarı 100 kabul edilerek diğer kalemlerin 100 içindeki payları oluşturulur.

  1. Eğilim (Trend) Yöntemi ile Analiz

Bu yöntemde, finansal tablolarda bir yıl baz yıl olarak kabul edilmekte ve o yıla ait tutarlar 100 kabul edilerek bunu izleyen dönemlere ilişkin aynı tür değerlerin baz yılına göre yüzde olarak değişimi hesaplanmaktadır. Bu yöntem işletmede dinamik analiz yapılmasına olanak vermektedir.

Uzun vadede işletmenin mali yapısının ve faaliyet sonuçlarının olumlu yada olumsuz bir seyir izlemesine yol açabilecek değişimleri bu yöntem en iyi şekilde ortaya koymaktadır.

  1. Oran Yöntemi ile Analiz (Rasyo Analizi)

Finansal tablolar analizinde kullanılan en yaygın yöntemlerden biri Oran Yöntemi’dir. Oran yöntemi ile analiz finansal tablolarda yer alan ve aralarında anlamlı bağlantı kurulabilen kalemler arasındaki ilişkilerin, bu kalemlerin birbirinin yüzdesi veya katı olarak belirlenmesi ve bunların olması gereken yüzde ve katsayılarıyla denetlenmesi esasına dayanır. Bu yöntemde, mali tablo kalem ve kalemleri arasında matematiksel ilişkiler kurulmak suretiyle, işletmenin mali yapısı ve faaliyet sonuçları hakkında bir sonuca varılmaya çalışılır.

Hesaplanan oranlardan en iyi şekilde yararlanabilmek için aşağıdaki hususların göz önünde tutularak yorumlanmasında fayda vardır.

  • Hesaplanan oranların, işletmenin geçmiş faaliyet dönemlerindeki oranlar ile karşılaştırılması

  • İşletmenin içinde bulunduğu endüstri kolu için geliştirilen oranlarla karşılaştırılması.

  • Genel kabul görmüş ölçülerle (bilimsel standartlar) karşılaştırılması

  • Oranların hesaplandığı dönemde fevkalade ekonomik bir olayın olup olmadığının göz önünde bulundurulması

 

 

ANALİZDE KULLANILAN ORANLAR

 

Oranlar, çeşitli kıstaslara göre farklı şekillerde sınıflandırılmaktadır. Herkes tarafından kabul edilmiş genel bir tasnif şekli olmamakla beraber, oranların aşağıdaki şekilde ayrımı uygun görülmüştür.

 

1. Likidite (akışkanlık) durumunun analizinde kullanılan oranlar

2. Finansal yapı analizinde kullanılan oranlar

3. Varlıkların ve kaynakların kullanımı analizinde kullanılan oranlar (Faaliyet Oranları)

4. Karlılık durumunun analizinde kullanılan oranlar

 

1. LİKİDİTE DURUMUNUN ANALİZİNDE KULLANILAN ORANLAR

 

Likidite oranları işletmenin kısa vadeli borçlarını ödeme gücünü ölçmek ve işletme sermayesinin yeterli olup olmadığının saptanabilmesi için kullanılmaktadır.

 

a. Cari Oran :

 

Dönen Varlıklar

Cari Oran = - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - -

Kısa Vadeli Yabancı Kaynaklar

 

Görüldüğü gibi cari oran işletmenin dönen varlıklarının diğer bir ifade ile brüt işletme sermayesinin kısa vadeli yabancı kaynaklara bölünmesi suretiyle hesaplanmaktadır. Bu hesaplamada sizlere açıklamış olduğumuz bilanço kalemleri dışında ödenecek temettülerde kısa vadeli borçlara dahil edilmelidir. Cari oran genel bir ölçü olmasına karşın, bir işletmenin cari mali gücünü gösteren bir endeks olarak özellikle işletmeye kredi verenler tarafından yaygın bir şekilde kullanılmaktadır.

 

Cari oran hesaplanmasında amaç, firmanın kısa vadeli borçlarını ödeme gücünü ölçmek ve net işletme sermayesinin yeterli olup olmadığını saptayabilmektedir. Bilindiği üzere net işletme sermayesi dönen varlıklar toplamı ile kısa vadeli yabancı kaynaklar arasındaki olumlu farktır. Başka bir ifade ile işletmenin tüm kısa vadeli borçlarını ödedikten sonra kalan işletme sermayesi tutarıdır. Net işletme sermayesi tutarı tek başına bir işletmenin borç ödeme gücünü göstermez. Bu nedenle cari oranın bu amaca daha çok hizmet ettiği kabul edilir.

 

Batı bankalarınca deneyimler sonucu genel bir kural olarak cari oranın 2/1 olmasının yeterli olduğu saptanmıştır. Bu oran kesin olmayıp, şirketlerin içinde faaliyet gösterdikleri ortama, şirketlerin siyasetlerine ve özellikle mali piyasaların kurum ve araçlarının gelişmişlik düzeyine bağlıdır. Amerika da 2/1 cari oran anlamlı bir oran olabilir. Türkiye de finans piyasaları, satış finansman şirketleri ve tüketici finansman kurumları gelişmemiş olduğundan, satış finansman yükü ağır bir şekilde üretici firmaların üzerindedir. Türkiye’de genellikle bankalar şirketleri finanse etmekte, şirketlerde tüketiciyi finanse etmektedir. Bu nedenle şirketlerin hem müşteri hesapları yüksek, hem de banka borçları yüksektir. Türkiye’de cari oran daha düşük düzeylerde gözlenmekte olup, bu oranın 1,5/1 olması yeterli görülmektedir.

 

Cari oranın optimal düzeyde olması gerekir. Düşük düzeydeki cari oran işletmenin ödeme güçlüğü ile karşı karşıya kalması riskini yaratırken, oranın gereğinden yüksek olması da firmada etkin kullanılmayan atıl fonlar bulunduğunu gösterir.

 

b. Likidite Oranı

 

Dönen Varlıklar-Stok ve Siparişler

Likidite Oranı = - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - -

Kısa Vadeli Yabancı Kaynaklar

 

Likidite oranı cari oranı tamamlayan ve onu daha anlamlı kılan bir orandır. Bu oran işletmenin kısa vadeli yükümlülüklerinin ödeme kabiliyetini ortaya koymaktadır. Zira, yavaş dönen stoklar likiditeye fazla katkıda bulunmayacağından bu oranda dikkate alınmamaktadır.

Gelişmiş ülkelerde deneyimler sonucu olarak bu nispetin 1/1 olması genel olarak yeterli kabul edilmektedir. Ülkemizde ise işletmeler finansmanda genelde kısa süreli kaynakları kullandıklarından likidite oranları düşük çıkmaktadır. Genellikle bu nispetin %65 - %80 arasında olduğu yorumlanmaktadır.

2- FİNANSAL YAPI ANALİZİNDE KULLANILAN ORANLAR :

 

Mali yapı analizinde kullanılan oranlar, işletmenin finansman kaynaklarını ve yapısını incelemeyi amaçlamaktadır. Bu amaçla, işletmenin ölçülü bir şekilde finanse edilip edilmediği, finansman riskinin yüksek olup olmadığı gibi soruları yanıtlamak için hesaplanan çeşitli oranlardan yararlanılmaktadır. Bu oranlar, işletmenin normal faaliyet sonucu zarar etmesi, aktiflerinin değerinin düşmesi veya gelecek yıllar için tahmin edilen nakit akımının gerçekleşmemesi halinde, söz konusu işletmenin yükümlülüklerini yerine getirip getiremeyeceği konusunda önemli ipuçları sağlarlar. Özet olarak, bu bölümdeki rasyolar bir işletmenin mali bünyesi hakkında fikir verdikleri gibi bu mali bünyenin kuvvetli veya zayıf olduğu yönlerinde de yöneticilere ışık tutmaktadırlar.

 

Bir işletmenin mali yapı analizinde kullanılan önemli oranlar ise şunlardır:

 

a. Borçların Pasif Toplamına Oranı:

 

Kaldıraç oranı olarak ta nitelendirilen bu oran işletme kaynaklarının yüzde kaçının yabancı kaynaklarla karşılandığını belirler.

 

 

Kısa ve Uzun Vadeli Yabancı Kaynaklar

Finansal Kaldıraç Oranı = - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - -

Pasif Toplamı

 

 

Kaldıraç oranının yüksek olması, firmanın spekülatif tarzda finanse edildiğini faiz ve anapara taksitlerini ödeyememek nedeniyle mali yönden güç durumlara düşme olasılığı olduğunu gösterir. Ancak bu durumun işletme sahiplerine sağlayacağı yararlar da vardır. Şöyle ki , firma sahipleri az bir sermaye ile çok geniş kaynakların kullanımına egemen olabilecekleri gibi firmanın normal faaliyetinden sağladığı kar oranının yabancı kaynak maliyetini aştığı durumlarda da finansman kaldıracının olumlu etkisinden yararlanmış olacaklardır. Şayet yabancı kaynak maliyetinin faaliyet karı oranından yüksek olması durumunda ise ortakların anılan tatlı hayatlarının bir gün kötü bir neticeyle sona erebileceği de büyük bir ihtimal dahilindedir. Nitekim son yıllarda ülkemizde bu şekilde parlayan işletme patronları ortaya çıkmış ve kısa zamanda da hem işletmeleri hem de kendileri yok olup gitmişlerdir.

 

İşletmeye sabit yük getiren kaynakların toplam kaynaklar içinde payı arttıkça firmanın karlılığı üzerinde finansman kaldıracının da etkisi artmaktadır.

Faiz ve Vergi Öncesi Kar (FVÖK) / Kaynaklar Toplamı (pasif toplam) Oranı, yabancı kaynak maliyetinden yüksek olduğu sürece, firma finansmanında daha fazla borç kullanarak, diğer bir ifade ile borçlar/toplam pasif oranını yükselterek özsermaye karlılığını önemli nispette değiştirebilir. İşletme yetkilileri bu durumu göz önüne alarak kullanacakları en rasyonel borç miktarını tespit etmelidirler.

 

Batı ülkelerinde finansal kaldıraç nispetinin %50’nin üzerine çıkması genellikle tehlikeli görülmektedir. Ancak ülkemiz gibi gelişmekte olan ekonomilerde özsermaye sağlanmasındaki ekonomik güçlükler nedeniyle bu oranın %60 ‘a kadar yükselmesini kabul etmek normal sayılabilir.

 

b. Borçlanma Oranı :

 

Toplam Borç

Borçlanma Oranı = - - - - - - - - - - -

Özsermaye

 

Borçlanma oranı işletmenin borçlanma yolu ile sağladığı yabancı kaynaklar ile işletme sahiplerinin koyduğu sermaye arasındaki ilişkiyi gösterir.

 

Batı ülkelerinde borçlanma oranının orta büyüklükteki sınai işletmeler için 1/1 oranını aşmaması gerektiği genel bir kural olarak benimsenmektedir. Söz konusu oranın yüksekliği firmanın ağır bir faiz yükü altında olduğunun, alacaklar için emniyet payının düşük bulunduğunun bir göstergesi olarak kabul edilir. Gerçekten borçlar / özsermaye oranı yüksek olan bir işletme ürettiği malın satışında veya fiyatında ani bir düşüş olması halinde sermayesinin tamamını kaybedebileceği gibi, borçlarını zamanında ödeyememe gibi bir durumla karşılaşabilir. Para girişleri istikrarlı, iş riski düşük olan firmalar daha yüksek bir borçlanma oranı ile faaliyetlerini sürdürebilirler.

 

Ülkemizde bahis konusu oranın 1,5 ve 2 olması normal, 2‘yi aşması ise finans kurumlarınca kırmızı uyarı ışığı olarak kabul edilmektedir.

 

Görüldüğü gibi borçlanma oranı ile finansal kaldıraç oranı birbirleriyle ilişkilidir. Bu iki oran aynı olayı farklı şekillerde göstermekte olup, analizlerde yalnızca birini kullanmak yeterli olabilir.

 

 

c. Maddi Duran Varlıkların Özkaynaklara Oranı:

 

Bina, makine, teçhizat gibi maddi duran varlıkların ne ölçüde özkaynaklarla finanse edildiğinin saptanmasında kullanılan bir orandır.

 

Net Maddi Duran Varlıklar

Oran = - - - - - - - - - - - - - - - - - -

Maddi Öz Varlık

 

Maddi duran varlıklar amortismanlar düşüldükten sonra netleştirilmekte, öz varlık içinde bulunan maddi olmayan fon ve karşılıkları düşülerek maddi özvarlığa dönüştürülmektedir. Bu oranın 1 ve daha düşük olması maddi duran varlıkların tamamının özkaynaklarla karşılandığını göstermektedir. Sınaî işletmelerde oranın yüksekliği mali yönden bir güçsüzlük göstergesi olabilir ve ilave özsermayeye gereksinim olduğunu ortaya koyabilir.

 

d. Finansal Borçların Aktif Toplamına Oranı

 

 

Kısa ve Uzun Vadeli Finansal Borçlar

Oran = - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - -

Toplam Aktif

 

 

Bu oran , maliyetli finansal borçların toplam aktif içindeki payını göstermektedir. Oranın yüksek olması işletme karlılığını menfi yönde etkileyecektir.

 

e. Borç Taksitlerini ve Faizlerini Karşılama Oranı

 

Bu oran firmanın uzun süreli borç taksitlerini ödeme gücünü saptamak için kullanılır. Bir borcun anapara ve faiz toplamına borç servisi denilmektedir.

 

 

Net kar +Amort.+ Fin. Giderleri

Borç Servisi Oranı = - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - -

Anapara Taksiti + Finansman Giderleri

 

Genel olarak bu oranın 2 veya daha yüksek olması yeterli olarak kabul edilmektedir.

 

 

3-FAALİYET ORANLARI-İKTİSADİ VARLIKLARIN KULLANILIŞI İLE İLGİLİ ORANLAR

 

İşletme faaliyetlerinde kullanılan varlıkların etkili bir biçimde kullanılıp, kullanılmadığı bu oranlar ile ölçülmektedir.

 

 

a.Alacak Devir Hızı:

 

 

Kredili Satışlar Net Satışlar

Alacak Devir Hızı = - - - - - - - - - - - - - - - - - - veya - - - - - - - - - - - - - - - - - -

Ortalama Ticari Alacaklar Ortalama Ticari Alacaklar

 

Alacak devir hızı, alacakların tahsil kabiliyetini ve likiditesini gösteren bir ölçüdür. Bir işletmenin alacaklarının uygun bir süre içerisinde tahsil edildiği sürece likiditesi yüksek değer olarak kabul edilir. Alacak devir hızının yüksek oluşu, aynı zamanda firmanın etkin bir tahsilât politikasının da olduğunu ortaya koymaktadır. Bu rasyodaki artış işletmenin aynı düzeydeki bir iş hacmi için daha az finansmana ihtiyaç duyduğunu, diğer bir ifade ile daha az bir işletme sermayesinin alacaklara bağlandığını gösterdiğinden bu durum olumlu bir gelişme olarak da yorumlanabilir.

 

Bu analiz yapılırken işletmelerin alacak ortalama tahsil sürelerinin de bulunmasında fayda vardır. Gün sayısı şu formülle hesaplanabilir.

 

Ticari Alacaklar Ticari Alacaklar

Ortalama Tahsilat Süresi = - - - - - - - - - - - - - - - - - veya - - - - - - - - - - - - - - - - -

(Kredili Satışlar/360) (Net Satışlar/360)

 

Bu şekilde bulunmuş olan alacakların ortalama tahsil süresi firmanın geçmiş yıl ve sektör ortalamaları ile mukayese edilerek yorumlanabilir.

 

b. Stok Devir Hızı:

Stok devir hızı bir işletmede stokların ne kadar hızlı paraya çevrildiğini ve stokların likidite ölçüsünü ortaya koyan bir göstergedir.

 

Satılan Malın Maliyeti

Stok Devir Hızı = - - - - - - - - - - - - - - - - - -

Ortalama Stok

 

Stok devir hızının yükselmesi stokların daha etkin bir biçimde yönetilmesinin göstergesi olarak kabul edilir.

 

Bu duruma paralel olarak stok devir hızının yükselmesi, diğer koşullar aynı kalmak üzere firmanın daha fazla kar etmesine olanak verdiği gibi, belirli bir iş hacmine ulaşmak için finansman gereksinmesini de azaltır.

Bu rasyonun yüksekliği eğer stokların yenilenmemesi, firmanın yetersiz bir stokla çalışması gibi nedenlerden ileri geliyorsa, bu durumu yukarıdakilerin aksine olumsuz olarak nitelendirmek gerekir.

 

Stok devir hızının yavaş olması veya yavaşlama eğilimi göstermesi, stok tutma maliyetinin artmasına, finansman ihtiyaçlarının yükselmesine, stokta bulunan malların bozulma çürüme gibi satış kabiliyetlerini yitirmesine sebep olacağından olumsuz olarak değerlendirilir.

 

Stokların işletmede kaldıkları gün itibariyle de tespiti ve bu şekilde elde edilen değerlerde yorumlanması mümkündür. Şöyle ki ;

 

Toplam Stoklar

Stok Gün Sayısı = - - - - - - - - - - - - - - - - - -- -

(Satılan Malın Maliyeti / 360)

 

Bu şekilde bulunan gün sayısı işletmede stokların ortalama kaç gün beklediğini göstermektedir. Bu duruma işletmenin ticaretle veya üretimle iştigal etmesi, sanayi şirketi ise üretim safhasının uzunluğu veya kısalığı önemli nispette etki yapmaktadır.

 

Sınaî işletmelerinde stok devir hızı stok türlerine göre ayrı ayrı aşağıdaki gibi hesaplanır.

 

Üretime Verilen İlk Madde Malzeme

Bedeli

İlk Madde Malzeme Stok Devir Hızı = - - - - - - - - - - - - - - - - - -- - - - - - -

Ortalama İlk Madde Malzeme Stoku

 

Üretilen Malların

Maliyeti

Yarı Mamul Stok Devir Hızı = - - - - - - - - - - - - - - - - - -- - - - - - -

Ortalama Yarı Mamul Stoku

 

Satılan Mamul

Maliyeti

Mamul Stok Devir Hızı = - - - - - - - - - - - - - -- - - -

Ortalama Mamul Stoku

 

Dönem Başı Stok+Dönem Sonu Stok

Ortalama Stok = - - - - - - - - - - - - - - - - - -- - - - - - -

2

 

Alacak, borç ve stok gün sayısı dikkate alınarak, herhangi bir malın alımından satışına kadar işletmeye yüklediği finansman süre olarak şu şekilde hesaplanabilir:

 

Finansman = Alacak gün sayısı + Stok gün sayısı –Borç gün sayısı

 

Borç ödeme gün sayısı analizi yapılan malın tedarikinde sağlanan borç ödeme vadesidir.

c. İşletme Sermayesi Devir Hızı

 

Satışlar ile işletme sermayesi arasında yakın bir ilişki vardır. Satış hacmi genişledikçe özellikle stoklar ve alacakların artması nedeniyle daha fazla işletme sermayesine ihtiyaç duyulması tabiidir. İşletme sermayesinin ne ölçüde verimli kullanıldığını belirlemek için işletme sermayesi devir hızından yararlanılabilir.

 

 

Net Satışlar

İşletme Sermayesi Devir Hızı = - - - - - - - - - - - - - - - - - -- -

Ortalama İşletme Sermayesi

 

Bir işletmenin işletme sermayesinin yeterli olup olmadığı konusunda aynı işkolundaki firmalarla karşılaştırmalar yapılmasında fayda vardır.

 

İşletme sermayesi devir hızının artması genellikle firma lehine bir gelişme olarak yorumlanabilir. Firma bu şekilde finansman ihtiyacını nispi olarak azaltabilir. Ancak, devir hızındaki artış işletme sermayesi yetersizliğinden doğmuş ise, bunu olumlu bir gelişme olarak değerlendirmemek gerekir.

 

d. Aktif Devir Hızı

 

Net Satışlar

Aktif Devir Hızı = - - - - - - - - - - - - - -

Ortalama Toplam Aktif

 

Aktif devir hızı bir işletmenin verimliliğini belirleyen önemli faktörlerden biridir. Bir firma diğer koşullar aynı kalmak üzere aktif devir hızını arttırmak suretiyle özsermaye karlılığını yükseltebilir. Aktif devir hızının yüksek olduğu sektörlerde risk nispi olarak daha düşüktür.

 

Bir firmada aktif devir hızının yavaşlaması burada atıl kaynaklar bulunduğu konusunda ipucu verebilir. Yeni yatırımlara giren işletmelerde yatırımların satış hacmi üzerindeki etkileri belirli bir süre sonra görülebileceğinden aktif devir hızının düşük olması normal olarak yorumlanabilir.

 

Ülkemizde aktif devir hızı, firmaların yüksek stok tutması eğilimleri ve kapasite kullanım oranlarının düşüklüğü nedeniyle genellikle daha yavaştır.

 

e. Ticari Borçlar Devir Hızı:

 

Kredili Mal Alışları

Ticari Borçlar Devir Hızı = - - - - - - - - - - - - - -

Ticari Borçlar

 

Bu oran kredili alımlardan doğan ticari borçların 1 yıl içinde kaç kez ödendiğini ortaya koymaktadır. Ortalama borç ödeme süresi ise şöyle bulunabilir.

 

Ticari Borçlar

Ortalama Borç Ödeme Süresi = - - - - - - - - - - - - - -

( Kredili Alımlar / 360)

 

 

 

f. Özsermaye Devir Hızı :

 

Net Satış

Özsermaye Devir Hızı = - - - - - - - - - - - - - -

Ortalama Özsermaye

 

Bu oran bir işletmenin özsermayesinin ne ölçüde etkin kullanıldığını ifade eden bir göstergedir. Bir işletmeye yeterli miktarda özsermaye konmuş ise özsermaye devir hızının yüksekliği sermayenin etkin bir şekilde kullanıldığını gösterir. Şayet büyük ölçüde yabancı kaynaklarla finanse edilmiş bir işletmede ise özsermaye devir hızının yüksek oluşu tamamen özsermaye yetersizliğinin bir göstergesi olmaktadır.

 

Bu durumdaki bir işletme özellikle dönen varlıklar yönetimine önem vermeli ve likiditeyi yüksek tutacak bir politika izlemelidir.

 

4-KARIN ÖLÇÜLMESİ VE DEĞERLENDİRİLMESİNDE KULLANILAN ORANLAR:

 

Bir firmanın elde ettiği karın yeterli olup olmadığını belirlemek için aşağıdaki etmenlerin göz önünde tutulmasında yarar vardır.

 

  • Sermayenin alternatif kullanılış alanlarında sağlayabileceği gelir,

  • Genel ekonomik koşullar

  • Aynı endüstri kolunda benzer firmaların kar oranları

  • Geçmiş yıllarda karın göstermiş olduğu eğilim

  • İşletmenin planladığı kar hedefleri

 

Karın ölçülmesi ve değerlendirilmesinde kullanılan oranlar aşağıda 3 ana başlık altında incelenmiştir.

 

  1. Kar ile Sermaye Arasındaki İlişkileri Gösteren Oranlar

 

  1.  
    1. Net Kar/Özsermaye

 

Net Kar (Vergi Sonrası Kar)

- - - - - - - - - - - - - - - - - - - -

Özsermaye

 

Piyasa ekonomisinin yürürlükte olduğu ülkelerde yatırım yapmaktaki amaç kar elde etmek olduğuna göre, elde edilen karla o firmaya firmanın sahipleri tarafından sağlanan sermaye arasındaki ilişkinin belirlenmesi karlılık analizinde anlamlı bir gösterge olmaktadır.

 

Bu rasyoda özsermaye dönem sonu veya ortalama özsermaye olarak alınabilir

 

  1.  
    1. Net Kar/ Aktif Toplamı

Karlılık analizinde genellikle kullanılan oranlardan biri de net kar /aktif toplamı dır

 

Net Kar (Vergi Sonrası Kar)

- - - - - - - - - - - - - - - - - - - -

Aktif Toplamı

 

Bu oran bir işletmenin yapmış olduğu yatırım karlılığını, diğer bir ifade ile aktif değerlerin ne ölçüde verimli kullanıldığını göstermektedir. Anılan oran verimlilik olarak ta adlandırılmaktadır.

 

Aktif verimliliği; bir işletmenin kar marjı ile aktif devir hızının çarpımı sonucu şeklinde bulunmaktadır.

 

 

Net Kar Net Kar Net Satışlar

------------------ = ------------------- x --------------------

Aktif Toplamı Net Satışlar Aktif Toplamı

 

Yukarıdaki formül bir işletmenin aktif verimliliğini yükseltebilmesi için, net kar marjını arttırması veya aktifin paraya dönüşümünü hızlandırması veya her ikisini birden olumlu yönden değiştirmesi gerektiğini ortaya koymaktadır.

 

  1.  
    1. Ekonomik Kar

 

İşletmeye konan özsermayenin alternatif maliyeti bulunarak ekonomik kar belirlenmektedir. Şöyle ki ;

Ekonomik Kar=Net Kar(Vergiden sonra) – Özsermaye Maliyeti

Burada özsermayenin maliyeti alternatif sahalarda kullanılması halinde elde edilecek gelire göre bulunmaktadır. (Örneğin yıllık devlet tahvili faizi gibi. ) İşletmede elde edilen kar; özsermayenin devlet tahviline bağlanmasından elde edilecek gelirden fazla ise bu işletmede ekonomik kar var demektir.

 

b-Satışlara Göre Karlılığı Gösteren Oranlar:

aa. Brüt Satış Karının Net Satış Tutarına Oranı

 

Brüt Satış Karı

------------------- = Brüt Kar Marjı

Net Satışlar

 

Net satışlar ile satılan malın maliyeti arasındaki olumlu fark brüt satış karını vermektedir. Bir işletmenin brüt satış karı, işletmenin faaliyet ve diğer giderlerini karşılayabilecek ve işletmeye yeterli bir kar sağlayabilecek düzeyde olmalıdır.

 

Bir firmanın brüt satış karı oranı: Brüt satış karı/net satışlar tutarı olarak bulunabileceği gibi;

 

Brüt satış karı/Satılan malın maliyeti şeklinde de hesaplanır. Kanaatimizce gerçek brüt kar marjı bu oran olmaktadır.

 

Bir firmanın belirli bir yıldaki brüt satış karı oranı, söz konusu firmanın geçmiş yıllardaki brüt satış karı oranları ile ve bulunduğu sektördeki diğer firmaların aynı nitelikteki oranları ile karşılaştırılmak suretiyle değerlendirilebilir.

 

bb- Faaliyet Karının Net Satış Tutarına Oranı:

 

Faaliyet Karı

---------------- = Faaliyet Kar Marjı

Net Satış Tutarı

 

İşletmenin iş hacmi rantabilitesi olarak ta nitelendirilen bu oran , bir işletmenin esas faaliyetinin ne ölçüde karlı olduğunu ortaya koyar. Bu nedenle anılan oranın yüksek olması ve yükselme eğilimi göstermesi işletme yönünden lehe yorumlanacak bir gelişmedir.

 

Faaliyet kar marjının yeterli olduğunu belirlemek için geçmiş yıllardaki oranları ve aynı endüstri kolundaki benzer firmaların oranları ile karşılaştırmalar yapılmalıdır.

 

Bu oran bir firmanın esas faaliyetinin karlılığı konusunda oldukça iyi bir ölçü olmakla beraber , firma yöneticileri inisiyatifi dışında gelişen dış etkenler göz önünde tutulmalıdır. Başka bir ifade ile bu oran işletme tarafından kontrol edilemeyen dış faktörler nedeni ile düşük olabilir. Bu durumda firmanın faaliyetlerinin verimli bir şekilde yürütülüp yürütülmediği konusunda kesin bir yargıya varılmamalıdır.

 

cc- Net Karın Net Satış Tutarına Oranı:

 

Net kar (Vergi Sonrası Kar)

-------------------------------- = Net Kar Marjı

Net Satışlar

 

Bu oran işletme faaliyetlerinin net rantabilitesi hakkında bilgi verir. Söz konusu oranın hesabında; işletmenin kuruluş amacı dışında kalan faaliyetlerinden doğan tüm faaliyet dışı gider ve gelirler dikkate alınmış, ödenecek vergiler ise indirilmiştir. Bu rasyo, bir işletmede elde edilmiş olan net karın marjını göstermektedir.

 

dd. EBITDA’ nın Net Satışlara Oranı

 

EBITDA’ nın açılımı = Net kar+Vergiler+Amortismanlar+Faizler

 

EBITDA

Oran = ---------------

Net Satışlar

 

Bu oran EBITDA marjını göstermektedir. Kar üzerinden ödenecek vergiler, ayrılan amortismanlar ve tahakkuk eden finansman masraflarından önce oluşan karın net satışlar içindeki payını göstermektedir.

 

 

C. Ortaklara Yeterli Bir Gelir Sağlanıp Sağlanmadığının Saptanmasında Kullanılan Oranlar

 

 

aa. Hisse Başına Düşen Net Kar

 

Net Kar

Hisse Senedi Başına Düşen Kar Payı = - - - - - - - - - - - - - -

Hisse Senedi Adedi

 

İşletmenin net karından hisse senedi başına düşen miktar özellikle işletmeye uzun süre ortak olarak kalacaklar için önem taşımaktadır.

 

bb. Hisse Başına Düşen Temettü

 

Dağıtılacak Net Temettü

Hisse Başına Düşen Temettü = -------------------------------

Hisse Senedi Adedi

 

Bu rasyo hisse senedi sahiplerinin alacakları temettü miktarını göstermektedir.

KARŞILAŞTIRMALI TABLOLAR ANALİZİ

 

Karşılaştırmalı tablolar analizi bir işletmenin iki veya daha fazla dönemlerine ilişkin finansal tablolarının birbirini izleyen dönemler bakımından karşılaştırmalı olarak düzenlenmesi ve bu tablolar da yer alan kalemlerin zaman içinde göstermiş oldukları değişikliklerin incelenerek değerlendirilmesidir.

 

Bu analiz tekniği ile işletmenin zaman içinde göstermiş olduğu gelişme saptanabilmektedir. Böylece işletmenin geçmişteki ve bugünkü durumu görülerek aradaki farklar tespit edilmekte ve

bu bilgiler ışığı altında gelecekte oluşacak gelişmeler tahmin edilmektedir.

 

Karşılaştırmalı tablolar analizinde beklenen yararın sağlanabilmesi için karşılaştırmaya esas alınan dönemlerin aynı uzunlukta olması, tablonun içerdiği bilgilerin aynı muhasebe kuram ve ilkelerine göre belirlenmiş olması ve rakamların enflasyonun etkisinden arındırılarak birbiri ile karşılaştırılabilir olması gerekmektedir.

 

Enflasyon dönemlerinde yapılan karşılaştırmaların bir anlam kazanabilmesi için, önceki dönem verilerinin cari dönemdeki paranın satın alma gücüne göre belirlenmesi lazımdır. Bu nedenle önceki dönemlerin finansal tablolarının verilerinin, toptan eşya fiyatındaki endeks dikkate alınarak düzeltilmesi uygun olacaktır. Kuşkusuz yapılan bu işlem enflasyon muhasebesi uygulaması olmayıp, sadece finansal tabloların cari dönem para biriminin satın alma gücüne göre sunumlarının yapılması işlemidir.

 

Karşılaştırmalı tablolar sunumu rapor düzeninde yapılmalıdır. Bu şekilde dönemler arasındaki değişiklikler daha iyi görülecektir.

 

Karşılaştırmalı tablolar analizi ile işletmede yıllar itibariyle meydana gelen büyüme ve küçülmeleri de daha açık görmek mümkün olacaktır.

 

Bu analiz en fazla Bilanço ve Gelir Tablosu’nda kullanılmaktadır.

 

IX. ENFLASYONUN FİNANSAL TABLOLAR ÜZERİNDEKİ ETKİLERİ

 

İşletmenin varlık ve kaynak yapısını yansıtan bilançolar fiyat hareketlerinden büyük ölçüde etkilenmekte, enflasyon dönemlerinde gerçeği yansıtamamaktadır. Bu nedenle, fiyat hareketlerinin bilanço kalemleri üzerindeki etkisinin iyi analiz edilip, gerekli düzeltmelerin yapılması ve ortaya çıkan düzeltilmiş bilgilerin kullanılması gerekmektedir. Aynı şekilde fiyat hareketlerinin olduğu dönemlerde tarihi verilere göre düzenlenen gelir tablosundan beklenen faydanın tam sağlanması da mümkün olmamaktadır. Bu itibarla Gelir Tablosu verilerinin de düzeltilmesi gerekmektedir.

 

Yüksek enflasyon dönemlerinde finansal tabloların enflasyonun menfi etkilerinden arındırılması için Ülkemizde iki düzenleme yapılmıştır.

 

Birincisi, 31.12.2003 tarihinde yürürlüğe giren Vergi Usul Kanunu’nda yapılan değişiklikle işletmelerde enflasyon düzeltmesi uygulaması zorunlu hale getirilmiştir. (V.U.K.’nu mükerrer 298 ve geçici 25. madde). Bu yasa değişikliği ile içinde bulunulan dönem dahil son üç hesap döneminde fiyat endekslerindeki artışın %100 den ve içinde bulunulan hesap döneminde %10’dan fazla olması halinde mali tabloların enflasyon düzeltilmesine tabi olacağı kararlaştırılmıştır. Enflasyon düzeltmesi için iki şartın birlikte gerçekleşmesi gerekmektedir. Bu şartlardan herhangi birinin gerçekleşmemesi halinde düzeltme işlemine son verilmektedir.

 

İkincisi; SPK’ nın 15.11.2003 tarihinde yayınlamış olduğu “Sermaye Piyasasında Muhasebe Standartları” hakkında XI-25 no’ lu tebliği ile 31.12.2003 tarihinden itibaren halka açık şirketlerin mali tablolarında enflasyon düzeltmesi yapma zorunluluğu getirilmiştir. Bu tebliğ ile yüksek enflasyon; içinde bulunulan hesap dönemi dahil önceki üç hesap döneminde fiyat endeksi rakamının iki katını aşması ve içinde bulunulan dönemde %10 geçmesi şeklinde tarif edilmiştir. Bu şartların birlikte oluşması ile mali tablolarda enflasyon düzeltmesine başlanır, birinci şartın ortadan kalkması ile düzeltme işlemine son verilir.

 

Gerek V.U.K’ da yapılan değişiklikler gerekse SPK tebliğinde getirilen hükümler neticesinde işletmelerin 31.12.2003 tarihli mali tabloları genel bir enflasyon düzeltmesine tabi tutulmuştur. Enflasyon düzeltmesine 2004 yılında da devam edilmiştir. 2005 yılından itibaren enflasyonun önemli nispette düşmesi karşısında V.U.K ve SPK mevzuatı çerçevesinde enflasyon düzeltmesi işlemine son verilmiştir. 2006 yılı ile ilgili mali tablolarında da uygulanmamıştır.

 

Bu çalışmamızda enflasyon düzeltmesi detaylarına girilmemiştir.

 

 

X. BORSADA OLUŞAN DEĞERLEME ORANLARI

 

Borsada işlem gören halka açık işletmelerin hisse senetlerinin değerlerinin oluşmasında kullanılan rasyolar aşağıdaki şekilde özetlenebilir.

 

  • Fiyat Kazanç Oranı

Hisse senedi fiyat kazanç oranı; hisse senedinin borsa değerinin hisse başına elde edilen gelire (kazanca) oranlaması yolu ile hesaplanmaktadır.

 

 

Hisse Senedi Borsa Değeri

F/K = ---------------------------------

Hisse Başına Kazanç (Gelir)

 

Hisse Başına Kazanç: İşletmenin net karının hisse adedine bölünmesi suretiyle bulunmaktadır.

 

Fiyat kazanç oranının yüksekliği, hisse senetlerinin borsa değerlerinde aşırı şişkinliği göstermektedir.

 

  • Hisse Senedi Borsa Rayici/Defter Değeri Oranı

 

Bu oran hisse senedinin borsa fiyatı ile hisse senedinin defter değeri arasındaki ilişkiyi ortaya koyar.

 

Hisse Senedi Borsa Değeri

Oran = ---------------------------------

Hisse Senedi Defter Değeri

 

Hisse Senedi Defter Değeri = Özkaynaklar/Hisse senedi sayısı olarak bulunmaktadır.

 

Aynı sektörde faaliyet gösteren firmalardan BD/DD oranı küçük olan firmanın hisse senedi yatırım açısından daha uygun bulunmaktadır.

 

  • Hisse Senedi Temettü (Kar Payı) Verimi

 

Hisse Başına Temettü (Kar Payı)

---------------------------------------

Hisse Senedi Borsa Değeri (Rayici)

 

Hisse senetlerine yatırım yapan ve yapmak isteyenlerin kararlarını etkileyen bir orandır.

 

  • Özsermaye Karlılığı

 

Son 12 aylık net karın özsermayeye oranı ile bulunmaktadır. Bu oran ne kadar yüksek olur ise hisse senetlerinin prim yapma ihtimali de yüksektir. Bu oran piyasanın faiz getirileri ile mukayese edilebilir.

 

  • Net Kar Marjı

 

Net kar marjının yüksek veya düşük çıkması hisse senedi değerlerine müspet veya menfi yönden etki yapmaktadır.

 

 

  • Net Borç

 

Net Borç= Kısa ve Uzun Vadeli Yabancı Kaynaklar – Hazır Değerler – Menkul Kıymetler

 

Bu hesaplama (+) çıkarsa net borç var demektir. Çıkan rakamın büyüklüğü önemlidir. Hesaplamada (-) çıkar ise işletmenin nakdi olduğunu göstermektedir.